Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmenin ve ona satış bedelinden pay vermenin mümkün olmadığı- Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK. mad. 165 uyarınca uygun bir süre verilmesi gerektiği- Verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerektiği- 
Eldeki dava, ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi isteğine ilişkin bulunduğuna, taraflar, müteveffanın yasal mirasçıları olduğuna ve davacı tarafından davalıların müteveffanın gerçek anne-babası olmadığının ileri sürülüp dava açıldığına ve soy bağının düzeltilmesi davasının başarıya ulaşması halinde davalıların mirasçılık sıfatını kaybetmeleri söz konusu olacağına göre, anılan davanın eldeki davayı etkileyeceğinden sonucunun beklenmesi gerekeceği-
Muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davanın ortaklığın giderilmesine ilişkin dvaa için bekletici mesele yapılması ve satış bedelinin bu davanın sonucuna göre dağıtılması gerekeceği- Taşınmazda müşterek mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğundan taşınmazın satış bedelinin mirasçılık belgeleri ve tapu kaydındaki paylar oranında taraflara paylaştırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Satışına karar verilen taşınmazın; a)Paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin paydaşların tapudaki payları oranında, b)Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin mirasçılık belgesindeki paylar oranında, c)Hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davasından sonra açılan menfi tespit davasının sonucunu beklemeye gerek yok ise de, anılan davanın karara bağlandığı görüldüğünden, menfi tespit davasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce re'sen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edileceği- Bu taşınmazların sicilinde bulunan taşınmazın niteliği, ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam edeceği ve bu şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit ve ifraz işlemleri Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından re'sen yapılacağı veya yaptırılacağı- Parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesinin esas olduğu ve bu çerçevede, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verileceği ve bu karara katılmayanların bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağı- Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu payların, Bakanlığın talebi üzerine, tespit edilen rayiç bedeli de Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına re'sen tescil edileceği ve yapılan anlaşma çerçevesinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılıp veya Bakanlıkça uygun görülenler TOKİ’ye veya İdareye devredileceği-
Ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin davada, mahkeme kararının kesinleşmesi beklenip, taraflarca bildirilen ve bildirilecek delillerin toplanmasına ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesi başvurusu sonucunda tahsis işleminin iptali söz konusu olabileceğinden HMK'nın 165. maddesi gereğince bu hususun bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Ortaklığın giderilmesi davasının konusunu oluşturan taşınmazdaki muhtelif cins ve sayıdaki ağaçların kendilerine ait olduğu gerekçesiyle muhdesatın aidiyeti davası açtıkları anlaşıldığı, bu davanın sonucunun görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasının sonucunu etkileyeceği anlaşıldığından, mahkemece davalıların açtığı muhdesatın aidiyeti davası HMK mad. 165 gereğince bekletici mesele yapılarak, bu dava sonuçlandıktan sonra hüküm kurulması gerektiği-
Muhdesatın aidiyeti için açılan davanın, elatmanın önlenmesi davası yönünden bekletici mesele yapılması gerekeceği-