Mahkemenin keşif yapıp, bulduğu değeri nazara alarak görevsizlik kararı vermesi doğru olmayıp, hukuk mahkemelerinin görevlerinin, davanın açıldığı günkü değeri nazara alınarak o günkü kurala göre tesbit edileceği- (Not: 6100 sayılı HMK.'yla göreve ilişkin hükümler; dava değerine bakılmaksızın, ilk dört maddede düzenlenmiştir.)
Şuf’a davalarında davalının “bedelde muvazaa yapılmış olduğu”- («tapuda gösterilen satış bedelinin gerçek satış bedelinin altında ol-duğu») savunmasının -kendisi de satış akdinin tarafı bulunduğundan- dinlenmeyeceği -
Şuf’alı payın alıcısı tarafından ilk satıcıya dava sırasında devredilmesi (geri verilmesi) ve bu işlemin tapuda satış biçiminde gerçekleştirilmiş olması karşısında, şuf’alı payı geri alan ilk satıcının, hibeye yönelik muvazaa iddiasının geçerli olamayacağı-
Şufa davalarının özelliği itibariyle hak düşürücü sürenin geçirildiğini ileri süren davalının bu savunmasını kanıtlaması icap edeceği, nitekim davalının, savunmasını kanıtlama yönünden dört tanık gösterdiği, dinlenen bu tanıkların birbirini teyit eden ifadelerinden davacının satışı öğrendiğinin anlaşıldığı, bu durumda dava öğrenmeye nazaran bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın reddine karar vermek gerekeceği-
Şuf’a davalarında «tapudaki satış bedelinin muvazaalı olduğu» yo-lundaki iddiaların net ve açık delillerle kanıtlanması gerektiği, tahmin ve takdire dayanan kanıtlarla muvazaa iddiasının ispat edilemeyeceği-
Tarafların akraba olmalarının, tapudaki “satış” işleminin mutlaka “bağış” sayılmasına neden olmayacağı - Tapudaki “satış” işleminin ger-çekte “bağış” olduğunun davalı tarafından tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği-
Açılan şuf’a davasını ilk oturumda davalının kabul etmesine rağ-men, davacının “bedelde muvazaa” iddiasında bulunup davanın uza-masına ve dolayısı ile davalının şuf’a bedelini almasını geciktirmesi halinde, davanın sona ermesinden sonra, davalının şuf’a davası açmış olan paydaş- davacı hakkında, BK. 41’e (şimdi; TBK. mad. 49) dayanarak tazminat davası açamayacağı -
Şuf’alı pay, dava sırasında bir başka şahsa veya satışı yapan paydaşa satılırsa, davacının HUMK.nun 186. maddesindeki seçimlik hakkını kullanarak; dilerse davayı yeni malike yöneltebileceği veya tazminata dönüştürerek dava ettiği şahıs hakkında yürütebileceği, ilk satış bedeli ile son satış bedeli arasında fark bulunması halinde; son satın alan kişi kötüniyetli ise davacının ilk satış bedeli ile, aksi halde son satış bedeliyle sorumlu olacağı, burada ispat külfetinin davacıya düşeceği-
“Bedelde muvazaa” yapılmış olduğu iddiasına dayalı şuf’a davalarında, iddiasını tanık vb. diğer delillerle isbat edememiş olan davacıya, “davalıya yemin teklif edip etmeyeceği” hususunun sorulması gerekeceği-
