Haciz işleminin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, davacı 3. kişi tarafından sunulan vergi levhası ve faturaların, borcun doğumundan sonraki tarihli olup her zaman düzenlenmelerinin mümkün olduğu, SGK kayıtlarına göre borçlunun 07.12.2012 tarihi itibariyle haczin yapıldığı iş yerinde sigortalı olarak çalıştığı, ne var ki haciz mahallinde borçlunun babasının da hazır olduğu, haczin yapıldığı iş yeri olan merkez oyuncak dükkanına ait borçlunun kartvizitinin bulunması karşısında davanın tümden reddine karar vermek gerekeceği-
Davacı üçüncü kişi kendisine ait yolcu uçağının alt kiracının borcundan dolayı fiilen haczedildiğini, ayrıca icra müdürlüğünce yazılan yazı ile uçuştan men edilmesine ve uçağın kaldırılmasına karar verildiğini, uçağın borçla bir ilgisi olmadığı gibi borçlu firma ile de hiç bir maddi bağı bulunmadığını, söz konusu uçağın finansal kiralama yöntemi ile kiralandığını, Finansal Kiralama Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre kiralamaya tabi malın haczolunamayacağını ve bu nedenle uçuştan men kararı ile uçağın fiilen haczine ilişkin itirazlarının reddine ilişkin icra müdürlüğü kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiş olup takip dosyasında bulunan, müzekkere cevabında, bahsi geçen uçakların dava konusu uçakla ilgili olmadığı hususu ile dava konusu uçağa ait olduğu iddia edilen, Tescil Sertifikası'nın da dosyada fotokopisinin bulunduğu, bu fotokopinin de davacı tarafça sunulduğu hususu dikkate alınarak; dava konusu uçakla ilgili sahiplik belgesinin ve bulunduğu devletlerle yapılacak yazışma ile 6100 s. HMK. mad. 224 de dikkate alınarak onaylı bir suretlerinin istenmesi, bu yollarla temin edilecek yabancı dilde yazılı belgeler geldikten sonra, yabancı dilden Türkçe'ye yapılan tercümelerle ilgili, özellikle davalı tarafça ileri sürülen, yapılan tercümelerin sıhhatiyle alakalı itirazlar bulunması sebebiyle, yabancı dildeki evrakların tercümelerinin HMK. mad. 223/2. nazara alınarak tercüme ettirilmesi gerekeceği, bunlar yerine getirildikten sonra, ihtiyaç duyulması halinde dosyanın sivil havacılık konusunda uzman bir bilirkişiye veya bilirkişi heyetine tevdi edilerek, bilirkişi raporu alınması gerekeceği-
Takibe konu bononun düzenlendiği tarihte, borçlu haczin yapıldığı serada kiracı ise de, gerek Noterde düzenlenen kira sözleşmesi ile mahcuzların satışına ilişkin satım sözleşmesi, gerekse dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, haczin yapıldığı tarihte borçlunun kiracılık sıfatı bulunmadığı, borcun doğumundan ve takip tarihinden sonra davacı üçüncü kişi, seranın bulunduğu taşınmazı kiralayıp hacze konu sera demirlerini satın almışsa da, yine tanık beyanları ve dosya içeriğine göre anılan kira ve satış sözleşmesinin muvazaalı olmadığı, davacı üçüncü kişinin kira ve satış tarihlerinde fiilen, sera işletmecisi olarak faaliyet gösterdiği; haciz sırasında davalı borçlunun malik veya kiracılık sıfatı bulunmamasına rağmen, haciz mahallinde hazır bulunması ve yenileme emrini de icra dairesine gidip tebellüğ etmesi, sonra da tüm yasal sürelerden feragat ettiğini beyan etmesi, normal bir davranış olmayıp, bu haller hayatın olağan akışına da aykırı olup, borçlu tarafından sergilenen bu tutumun ve yaptığı işlemlerin muvazaalı olduğunun kabulü ile üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında Yasa'ca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazının HMK'nun 19/2 maddesi gereğince cevap dilekçesiyle ileri sürülmesi gerekeceği-
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
8. HD. 19.11.2015 T. E: 2014/7901, K: 20749-
Davacı 3. kişi haciz yönünden mahcuzlara ilişkin haczedilmezlik şikayetinde bulunmaya yetkili olmadığı- 3. kişinin haczedilmezlik şikayeti yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığından şikayetin reddi ile, uyuşmazlığın üçüncü kişinin mülkiyet hakkına dayanan ve İİK'nun 96. vd. maddelerinden kaynaklanan istihkak iddiası olarak ele alınıp, işin esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması varsa noksan harcın tamamlattırılmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçilerin icra mahkemesine başvurusu, haczedilen nakit teminat paranın takip borçlusu olmayan tarafından yatırıldığı bu nedenle şirketin borcundan dolayı üzerine konulan haczin kaldırılması talebine ilişkin olduğu, başvurunun İİK mad. 96 ve devamı maddelerine göre açılmış istihkak davası olup, icra mahkemesine şikayet olarak başvurulduğu, hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili olmayacağı-
Davacı dava dilekçesinde gösterdiği değer üzerinden vekalet ücreti isteyebilecektir ancak, mahkemenin daha sonra belirlediği gerçek dosya değeri üzerinden davacının vekalet ücreti talep etmesi mümkün müdür?
İstihkak iddiası sadece taşınır mallara ilişkin olarak ileri sürülebildiğinden, şikayetçilerin icra mahkemesine başvurusu borçlunun taşınmaz hissesi üzerine konulan haczin kaldırılması istemi olup, bu haliyle başvurunun şikayet niteliğinde olduğu, mahkemece, hukuki tavsifin hakime ait olduğu gözetilerek, başvurunun şikayet olarak vasıflandırılıp sonuçlandırılması gerektiği-
