Kaçak elektrik kullanımından dolayı açılan menfi tespit davasının reddinden sonra yapılan temyiz incelemesindeki bilirkişi raporunda hesaplama yapılmaksızın davacının sorumlu olduğu görüşünde bulunulmuş olup mahkemece; dosyanın başka bir elektrik mühendisi bilirkişiye verilmesi, bilirkişiden davalının davacı taraftan isteyebileceği dava konusu bedelin (kaçak tahakkuku), kaçak tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan EPMHY ve 622 sayılı EPDK kararı hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Davacı davalının iş yerini kiraladığını, mevcut aboneliğin fiili kullanıcısı olduğunu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı da davanın reddini istemiş mahkemece; dosyanın önceki bilirkişi dışında üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi kurulundan davalının davacı taraftan isteyebileceği dava konusu bedellerin (kaçak ve kaçak ek tahakkuku), kaçak tutanağının düzenlendiği tarihte sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına-
Doktorun ihmali ile zamanında gerekli müdahalenin yapılmaması nedeniyle küçüğün beyin felci geçirmesine sebebiyet verildiği iddiasıyla istenilen maddi manevi tazminata ilişkin davada, bilimsel teknik inceleme gerektiği açık olup, mahkemece, konusunda uzman üç kişilik aralarında aktüerya, tıbbi bilirkişi ve davaya konu olay ile ilgili uzmanlığı bulunan bilirkişilerden teşekkül eden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bu heyetin hazırlayacağı rapor sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği-
"Takip işlemleri" ibaresinin takip talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği (İİK. geçici mad. 10)- 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce yapılmış olan icra takipleri üzerine açılan ve açılacak olan itirazın iptali davalarında; icra inkar tazminatı asgari %40 olarak uygulanacağı-Davalının borçlu olduğu miktarın tespiti, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği için bu hususta bilirkişi raporu alınması gerekirken, eksik inceleme sonucu borç miktarının tespitine yönelik rapor alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu-
17.03.2009 tarihinde satın alma yoluyla edindiği 3239 ada 5 parsel sayılı taşınmazın rızası dışında davalı Vakıf tarafından açık oto pazarı olarak işletildiğini, taşınmaz için herhangi bir kira bedele ödenmeyip zarara uğratıldığını, ecrimisil alacağını tespit ettirerek davalıya çektiği ihtarnameye rağmen bu bedelin kendisine ödenmediğini ileri sürerek 17.03.2009-17.04.2014 tarihleri arasındaki dönem için 201.292,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsiline-
İşlemiş faiz miktarının hesaplanması özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, mahkemece, alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, takip talebinde istediği, "işlemiş faiz miktarında fazlalık olup olmadığı"nın tespiti için, HMK. mad. 266/1 koşullarında, dosyanın konusunda uzman ehil bir bilirkişiye tevdii olunarak, Yargıtay denetimine elverişli nitelikte rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği-
Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye gelen ve Devlet Bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın alan davacının bankadan kredi kullanıp ek borçlandırma sözleşmesi ile eski para ile kredi kullanıp, ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği, borçlanma sözleşmelerinin ileride doğacak ilave maliyeti de kapsayacak şekilde düzenlendiği, Devlet Bakanlığınca konutun kesin maliyet hesabının her bir daire için eski para olarak belirlendiği, kesin maliyet hesabının resmi verilere göre hazırlanması ve o tarihte taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmaması nedeniyle bu kesin maliyet hesabına itibar edilmesi gerektiği böylece davacının konut maliyetinin üstünde borçlandığı ve mahsup yapıldığına ilişkin kesin ve inandırıcı belgenin dosya içerisinde yer almadığından davacı tarafından yatırılan peşinatın borçtan mahsup edilmediği kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği-