İhtiyati hacizde hangi mahkemenin görevli olduğu İcra ve İflas Kanunu'nun 258.maddesinde açıkça belirtilmeyip sadece genel olarak mahkemeden söz edildiğinden, görev konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsilinin temini amacıyla ihtiyati haciz isteminin Ticaret Mahkemesinde görüleceği, ihtiyati haciz isteminin görev yönünden reddine karar verilirken ayrıca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmemesi gerektiği-
Avukat olan davacının, davalı sitede bulunan ve güvenliği de site yönetimi ile yapılan anlaşma gereği davalı şirket tarafından sağlanan bir daireyi kiralayıp "avukatlık bürosu" olarak kullanmakta olduğu ve avukatlık bürosunda meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle uğradığı zararın davalı site yönetimi ile davalı şirketten tazminini istediği davada, dava konusu yer avukatlık mesleğinin icrası için kullanıldığından, davaya bakmakta görevli olan mahkemenin Tüketici Mahkemesi olmadığı; görevin Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu-
Tedavi gideri alacağı davası açan davacının, memur statüsünde bulunduğu anlaşıldığından; sosyal güvenlik kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, bunların iptali için açılan davaların çözüm yerinin idari yargı yeri olduğu-
Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarının asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiği dikkate alındığında mahkemece, asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
5846 sayılı SK'dan kaynaklanan bir hak veya tescilli bir sınai hakkın uyuşmazlık konusu yapılmadığı, dolayısıyla Franchise sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın genel hükümler dairesince genel mahkemelerce çözüleceği-
Üniversitesi Rektörlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 3533 Sayılı Yasada belirtilen kamu kurumlarından olmayıp; 5018 Sayılı Yasaya ekli genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerini gösteren ( 1 ) sayılı cetvelde de gösterilmemiş olduğundan, taraflar mecburi hakem yargılamasına da tabi olmayıp, genel mahkemelerin görevli olması gerekeceği-
Mirasçılık belgesinin iptali davalarının hasımlı olarak açıldığı ve sonucunun tarafları açısından kesin hüküm oluşturduğu dikkate alındığında çekişmeli yargı kapsamında kalan davalardan olduğu, bu nedenle -HMK'nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan- mirasçılık belgesinin iptali davalarına bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu-
01.10.2011 tarihine kadar olan dönemde, bankalarca, kredi kartı hamilleri aleyhine davalarda görevli mahkemenin, dava değerine göre genel mahkemeler sıfatıyla sulh veya asliye hukuk mahkemesi olduğu; bu tarihten sonraki davalarda ise 6100 sayılı HMK’nun 2/1. maddesi uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı-
Kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca davalıya verilen kredi kartının kullanımından doğan borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, kart çıkaran kuruluşlar(bankalar) tarafından, kart hamilleri aleyhine açılan davalarda 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m.44/2 uyarınca, HUMK’un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapıldığı; HMK’nun 447/2. maddesi uyarınca bu atfın HMK’nun ilgili hükümlerine yapılmış sayılacağı; gerek HUMK’un göreve ilişkin 1-8. maddelerinde, gerekse HMK’nun 1-4. maddelerinde genel mahkemelerin görevlerinin düzenlenmiş olduğu; ticaret mahkemelerinin görevine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına, ticaret mahkemelerinin görevinin TTK'nun 5. maddesinde düzenlenmiş bulunmasına, 5464 sayılı BKKKK’nun 44/2. maddesinde ise TTK’nun göreve ilişkin hükümlerine herhangi bir atıf yapılmamasına göre 01.10.2011 tarihinden önceki davalar bakımından dava değerine göre sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu-
Kart çıkaran kuruluşlar(bankalar) tarafından, kart hamilleri aleyhine açılan davalarda 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m.44/2 uyarınca, HUMK’un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapıldığı; HMK’nun 447/2. maddesi uyarınca bu atfın HMK’nun ilgili hükümlerine yapılmış sayılacağı; gerek HUMK’un göreve ilişkin 1-8. maddelerinde, gerekse HMK’nun 1-4. maddelerinde genel mahkemelerin görevlerinin düzenlenmiş olduğu; ticaret mahkemelerinin görevine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına, ticaret mahkemelerinin görevinin TTK'nun 5. maddesinde düzenlenmiş bulunmasına, 5464 sayılı BKKKK’nun 44/2. maddesinde ise TTK’nun göreve ilişkin hükümlerine herhangi bir atıf yapılmamasına göre 01.10.2011 tarihinden önceki davalar bakımından dava değerine göre sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu-