Tebligatta, muhatabın tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği araştırılmadığı gibi bilgi alınan komşunun isminin de yazılı olmadığı anlaşıldığından yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekeceği- İhalenin feshini ilgililerin ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilecekleri, satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresinin ıttıla tarihinden başlayacağı, şu kadar ki, bu müddetin ihaleden itibaren bir seneyi geçemeyeceği- İhalenin feshini ilgililerin ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebileceği, satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresinin ıttıla tarihinden başlayacağı-
İhalenin feshini isteyen şikayetçi adına çıkartılan satış ilânının, “Muhatap belirtilen adresinde tevziat saatlerinde bulunmadığından güvenlikten soruldu. Çarşıda olduğu beyan edildi. Beyanı imzadan imtina etti. Tebligat K.Çam. Mahallesi Muhtarlığına teslim edildi. İhbarname adresin kapısına yapıştırıldı. Muhataba haber vermek üzere güvenliğe bilgi verildi.” şerhi ile tebliğ edildiği görülmüş ise de, Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1.maddesinde sayılan kişilerden sorularak, tespit ve tevsik edilmeksizin Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı-
Borçlu şirketin, ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkmış ve iade edilmiş bir tebligat olmadan Teb. K'nın 35. maddesine göre sicildeki adrese yapılan kıymet takdiri ile satış ilanı tebliğ işlemi usulsüz olup, anılan borçlu yönünden ihalenin feshi gerektiği- Beyanı ve ismi alınan komşunun imzası alınmadan veya imzadan çekinme durumu varsa, bu husus tesbit edilmeden tebliğ işleminin tamamlanan tebliğ işleminin, Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine uygun yapılmadığından usulsüz olduğu- Muhatabın adreste bulunmama sebebi, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı ve tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği tevsik edilmeden, beyanı ve ismi alınan kişinin sıfatı açık ve net bir şekilde belirlenmeden ve imzası alınmadan ya da imzadan çekinme durumu varsa, bu husus tesbit edilmeden yapılan satış ilanına ilişkin tebliğ işleminin,Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine aykırı olarak yapıldığından usulsüz olduğu ve adı geçen borçlu yönünden de ihalenin feshi gerekeceği- Teb. K.'nun 21/2. maddesine göre yapılacak tebligatlarda, tebligat mazbatasının üzerine, çıkış merciince, adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna ve T.K'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair kaydın düşülmesi zorunlu olup, tebligat mazbataları üzerine, tebliği çıkaran mercii tarafından, Teb. K.'nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği görülmekle, tebliğ memurunun, kendiliğinden tebliğ işlemini Teb. K.'nun 21/2. maddesi uyarınca yapması halinde de tebliğ işleminin usulsüz olduğu- Borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu (İİK. mad. 127)-
Tebligatta bilgisine başvurulan ve haber verilen komşunun ismi alınmadan tebliğ işlemi yapıldığından, tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekeceği, ayrıca, borçluya 12.05.2015 tarihinde yapılan tebligatlarda da muhatabın nerede olduğu tespit edilmediğinden anılan tebligatların da usulsüz olduğu- Satış ilanının elektronik ortamda yapılmaması, tek başına ihalenin feshi sebebi olup, ihale tutanağına bu durumun yazılmamasının ise fesih sebebi olmadığı-
Tebliğ evrakında Tebligat Kanunu 21 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik 31/1. maddeleri uyarınca keyfiyetin haber verilmesi hususu komşu, yönetici veya kapıcıya bildirilmediğinden iflas ödeme emrinin geçersiz olduğu-
Borçlu vekilinin mahkemeye verdiği dilekçede gecikmiş itiraz deyimini kullanmış olması, HMK'nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvurunun, 7201 sayılı Yasa'nın 32. maddesine dayalı usulsüz tebligat şikayeti olduğu- Tebligat esnasında muhatabın nerede olduğu, tevziat saatlerinden sonra tebligat adresine dönüp dönmeyeceği hususu tahkik ve tevsik edilmemiş olduğundan, tebligatın bu hali ile Tebligat Kanununun 21/1. maddesi ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüz olduğu-
İhalenin feshini isteyen taşınmaz hissedarı şikayetçi adına çıkartılan satış ilânının, “Muhatabın gösterilen adreste oturduğu, ancak ilçede olma sebeple dağıtım saatinde evde bulunmadığı, bu nedenle adresin kapalı olduğu Komşusu/Kapıcı/Yönetici .... beyan etmesi üzerine, tebliğ imkansızlığından evrak mahalle muhtarına teslim edilmiştir.2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılarak en yakın komşusu... haber verilmiştir.” şerhi ile 05.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği,beyanı alınan komşunun imzadan imtina edip etmediğinin belirlenmediği ve muhatabın tevziat saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceğinin de tevsik edilmediği görülmüş olup, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı-
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice; "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden, salt "mernis adresi" ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işleminin yapılamayacağı- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Tebligatta, muhatabın adresten geçici olarak ayrılıp ayrılmadığı, tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği, bilgi alınan komşunun imzadan imtina edip etmediği belirtilmeden ve haber verilen komşunun ismi alınmadan tebliğ işlemi yapıldığından yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekeceği-
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 s. Yasayla ilave edilen hükmün; bu adresin aynı davada (boşanma davasında) "hasım" olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilineceği- Dava dilekçesinde "müşterek konuta dönmediği" açıkça ifade edilen davalıya, aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu- Kesin olmayan yetki itirazının bir ilk itiraz olduğu ve ilk itirazların bir ön sorun gibi incelenmesi ve karara bağlanması gerektiği-
