Davalıya dava dilekçesinin Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de tebligat mazbatasındaki adresin adres kayıt sisteminde gösterilen adres ile aynı olup olmadığının belirtilmediği- Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat Yasası'nın değişik 21/2. maddesinde belirtilen usule uygun olduğunun düşünülemeyeceği - Öte yandan adresinde bulunmayan davalıya tebligatın yapıldığının haber verildiği komşu ismi ve imzası da alınmadığından Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmadığı, dolayısıyla davalıya yapılan, dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğinin usulsüz olup, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliği yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesinin gerektiği-
Şikayetçi hissedar ... adına düzenlenen satış ilanı tebligatının dağıtıcı tarafından "adres kapalı olup muhatabın nerede olduğu bilinmiyor. Evrak 7201 sayılı TK 21. md gereği mahalle muhtarı ... imzasına teslim edildi. 2 nolu formül kapıya yapıştırıldı. Komşusu ... e haber verildi." şerhi ile 26.11.2015 tarihinde tebliğ ediliği, ancak tebliği çıkaran merci tarafından tebliğ evrakı üzerine, bu adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olması nedeniyle, tebligatın TK.'nun 21/2. maddesine göre yapılması gerektiğine ilişkin bir şerhin verilmediğinin görüldüğü, tebliği çıkaran merci tarafından, Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için, tebligatın TK'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine göre yapılması gerekirken, dağıtıcının kendiliğinden TK'nun 21/2. maddesine göre tebliği yapmasının kanuna aykırı olduğu-
Mernis adresi tespit edilemeyen borçluya, takip dosyası kapsamında daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmamış olduğu anlaşılan adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre satış ilanı tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu; taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesini başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Borçlu vekilinin şikayet dilekçesinde öne sürdüğü tüm iddiaların ayrı ayrı değerlendirilerek ve gerekçelendirilerek hüküm kurulması gerektiği-
Tebligatın tasfiye memuruna TK mad. 35 'e göre tebliğ edildiği uyuşmazlıkta, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, Tebligat Kanunun mad. 35 'e göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerektiği-
Davalıya dava dilekçesine ekli duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebligat yasasının 21/2 maddesi gereğince, mernis adresinde tebliğ edildiği, ancak mahkemece öncelikle davalının dava dilekçesinde bildirilen adresine davetiyenin çıkartılması ve bilinen bu en son adresini tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligatın yapılmaması halınde mahkemece davalının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligatın gönderilmesi gerektiği-
Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Tebliğ mercinin tebligat mazbatasında tebliğin TK'nun 21/2. maddesine göre yapılması yönünde düşülmüş bir şerhi bulunmadığından, tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Satış ilanı tebliğ işleminin, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istendiği, ancak; muhatabın tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tevsik edilmediği, tebliğe çıkaran merci dışında tebligat üzerinde iki imzanın bulunduğu oysaki beyanı alınan (ve imzadan imtina ettiğine dair şerh düşülmeyen) komşu, tebligatı teslim alan muhtar ve tebliğ memurunun imzası olmak üzere üç imzanın bulunması gerektiği, tebliğ memurunun ad–soyadının tebligat zarfında yazılı olmadığı dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu- Artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50'sini bulmasının ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılamasının zorunlu kılındığı-
Taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerektiği-  Artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50'sini bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması gerektiği; İİK'nun 129/2. maddesi gereğince, bu husus tek başına ihalenin feshi nedeni olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-  Muhatabın tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tevsik edilmediği, tebliğe çıkaran merci dışında tebligat üzerinde iki imzanın bulunduğu oysaki beyanı alınan (ve imzadan imtina ettiğine dair şerh düşülmeyen) komşu ve tebligatı teslim alan muhtar ve tebliğ memurunun imzası olmak üzere üç imzanın bulunması gerektiği, tebliğ memurunun ad - soyadının tebligat zarfında yazılı olmadığı anlaşıldığından, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istenen tebligatın usulsüz olduğu-
Söz konusu tebligatta, borçlunun işte olduğuna ilişkin beyanda bulunan komşunun adı soyadı tevsik edilmediği gibi, haber bırakılan komşunun kim olduğunun da tebligat mazbatasında açıkça belirtilmediği görülmekle, söz konusu tebliğ işleminin, Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun olarak yapılmadığından usulsüz olduğu, o halde, mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı-