Tebligat mazbatasını çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliği 'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için tebliğ işleminin kendiliğinden TK. mad. 21/2 'e göre yapılmasının kanuna aykırı olduğu-
Tebligat mazbatasını çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için tebliğ işleminin kendiliğinden TK. mad. 21/2 'e göre yapılmasının kanuna aykırı olduğu-
Öncelikle davalılara bilinen adresine normal tebligat çıkartılması gerektiği; tebligatın yapılmaması durumunda 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekeceği-
Davalı tasfiye memurunun bilinen adresine normal tebligat çıkartılarak, tebligatın yapılmaması durumunda TK. mad.21 'in ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerektiği-
Doğrudan “Mernis Adresi” ibaresi ile çıkarılan ve merci tarafından Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümleri kapsamında şerh düşülmeyen tebligatların, dağıtıcı tarafından, kendiliğinden, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğu-
İpotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamayacağı- Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine uygun şekilde muhatabın, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı ve tevziat saatlerinden sonra tebligat adresine dönüp dönmeyeceği tespit edilmediği gibi, beyanı alınan komşunun ismi de belirlenmediğinden anılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılacağı- Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın bu adrese yapılacağı- Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı-
Tutuklu olan borçluya bir temsilci tayin etmesi için süre verilerek sonucuna göre tebliğ işlemleri gerçekleştirilmek suretiyle takibe devam edilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yapılan ödeme emri ve kıymet takdir raporuna ilişkin tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu; usulsüz tebliğ işlemlerinden sonra icra müdürlüğünce İİK. mad. 54 uyarınca, borçluya muhtıra tebliğ edilerek kanuni gereklilik yerine getirilmiş ve bundan sonra borçluya ikinci kez tebliğe çıkarılan ödeme emri ve kıymet takdir raporu usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de, alacaklının yaptığı satış talebinin İİK'nun 54. maddesinin uygulanmasından önce olduğu ve yok hükmünde olduğu, bu durumda, sonra da yapılmış bir satış talebi de bulunmadığından yok hükmünde olan satış talebi gereğince ihale yapılması usulsüz olduğu-
Ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması halinde, bu konuda taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak gerekçeli ek rapor alınması gerektiği- Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesinin gönderilmemiş olması halinde davalının savunma hakkının kısıtlanmış olacağı-
Davalı şirkete tasfiye memurunun atandığı anlaşıldığından, gıyabi hükmün şirketi temsile yetkili tasfiye memuruna, ticaret sicilinden gelecek numara ile birlikte belirtilen adresine veya mernis adresine yöntemince tebliğ edilmesi gerektiği-
