Tebligatta, haber verilen "komşunun isminin tespit edilmediği" görüldüğünden tebligatın usulsüz olduğu-
Alacaklı tarafından takip talebinde bildirilen ve bilinen son adres olarak kabulü gereken adrese ödeme emri gönderilmeden mernis adresine tebligat gönderilmesinin T.K. mad. 10 'a aykırı olduğu- Tebliğ belgelerinde muhatabın (borçlunun) adreste bulunmama nedeninin kimden sorularak tesbit edildiği ve sorulan kişinin sıfatı ve kimliği konusunda hiçbir bilgi bulunmadığından tebliğ işleminin Tebligat Kanunu mad. 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği mad. 30/1 'e aykırı olduğu- Maaş haczi müzekkeresi borçluya değil, çalıştığı kuruma gönderildiğinden, borçlunun bu işlem ile takipten haberdar olduğunun kabulü mümkün olmadığı-
Taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı - Somut olayda; davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, adı geçen davalının Mernis adresinin başka bir yer olduğu, tebligatın ise başka bir adreste gerçekleştiği - Bu durumda Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi gereğince davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan ve taraf teşkili sağlandığından söz edilemeyeceği-
Dava dilekçesinin Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilip edilmediğine ilişkin olarak, en yakın komşunun sözlü beyanı ile muhatabın geçici olarak işe gittiği belirlendiğinden, davalının adreste bulunmama sebebinin araştırılmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutanağına yazılıp imzalatılmadığı söylenemeyeceği gibi, en yakın komşuya haber verildiği, isim ve imzadan imtina ettiği şerh düşüldüğüne göre, haber verilen komşunun isim ve imzasının tebliğ tutanağında bulunmadığı gerekçesi ile tebliğ işleminin usulsüz olduğunun kabul edilemeyeceği, davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin kabulü gerektiği-
Borçluya yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; “Dağıtım saatlerinde muhatap adreste bulunamadı komşusu .... soruldu işte olduğunu beyan etmesi üzerine tebligat mahalle muhtarı ....... imzasına teslim edildi. 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı. İmzadan istinaden komşusu ........ haber verildi” şerhi düşülmek suretiyle tebligatın yapılmış olduğu görülmüş olup, anılan tebliğ mazbatasında, beyanına başvurulan komşunun soyadının tespit ve tevsik edilmediği, başka bir anlatımla kimliğinin açık ve net bir şekilde belirlenmediği ve imzası alınmadan ya da imzadan çekinme durumu varsa, bu husus da belirtilmeden tebliğ işleminin tamamlandığı görülmekte olup, bu durumda, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı-
Borçluya yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; “Adreste hazır kimse bulunmaması sebebiyle tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebliğ zarfı köy azası E.A.'a verilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır” şerhi düşülmek suretiyle tebligatın yapılmış olduğu görülmüş olup, anılan tebliğ mazbatasında, muhatabın adreste bulunmama sebebi, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı ve tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği, Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddesinde belirtilen kişilerden sorulup usulünce tesbit ve tevsik edilmeden tebliğ işleminin tamamlandığı görülmekte olup, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre, yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı-
Adres hanesine yazılan "Mernis Adresi" ibaresine dayanılarak tebliğ memuru tarafından Tebligat Kanunu mad. 21/2 'ye göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Adres hanesine yazılan "Mernis Adresi" ibaresine dayanılarak tebliğ memuru tarafından Tebligat Kanunu mad. 21/2 'ye göre tebliğ işlemi yapılamayacağı-
Dava dilekçesi ve tensip zaptına ilişkin tebligatın, Tebligat Kanunu mad. 21/2 uyarınca mazbata muhtarlığa teslim edilip gösterilen adresteki bina ya da kapıya yapıştırıldığına dair bir ibare bulunmayıp tebligat usulsüz yapıldığından, ön inceleme duruşması ve tahkikat aşamasına geçilemeyeceği-
Ödeme emri usule uygun tebliğ edilmemişse de, tahliye istemli davada dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiye borçluya usule uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı savunma yapmamış olduğundan, davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerekeceği- Bu tarih itibariyle, borçlu, tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürüp, tebliğ tarihini düzelttirmediği gibi, süresinde de itirazda bulunmadığından, yapılan tebligatın kesinleşmiş olduğu- İcra mahkemesinin ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamayacağı- Kesinleşen takip üzerine yasal sürede ödemede bulunmadığından borçlunun temerrüdünün gerçekleşmiş olduğu ve mahkemece tahliyeye karar verilmesi gerektiği-