Tasarrufun iptali davasında, yetki itirazında bulunan davalı dördüncü kişi yönünden tefrik edilen dava bekletici mesele yapılarak, dördüncü kişinin kötü niyetinin ispatlanması halinde tüm tasarrufların iptaline; dördüncü kişinin kötü niyetinin ispatlanmamış olması halinde ise, (mahkemece ilk verilen davanın kabul kararını temyiz etmeyen) davalı üçüncü kişi yönünden karar kesinleşmiş olduğundan, davalı üçüncü kişinin taşınmazı elinden çıkardığı tarihindeki değeri oranında alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde bedelden sorumlu olmasına karar verilmesi gerektiği-
"..Açılan tasarrufun İptali davalarının iflas masasında takip edilmesine" dair 2. alacaklılar toplantısında alınan karar gereğince, iflas masasına dava dilekçesi ve davetiye tebliğ olunarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği- Davacılar vekili 2 davacı hariç diğer tüm davacılar yönünden feragat dilekçesi verilmesine rağmen, mahkemece feragat beyanı bulunmayan davacılar yönünden de davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davalı borçlunun eldeki dava açıldıktan sonra vefat etmesi üzerine, mirasçılarının davaya dahil edildiği, mirasçıların mahkeme kararı ile mirası reddettikleri anlaşıldığından, mecburi hasım durumunda olan borçlunun mirasçılarının mirası reddetmeleri nedeniyle uyuşmazlığın medeni kanunun iflas hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği, bu durumda, mahkemece, mahallin sulh hakimine durum bildirilerek mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesinin sağlanması, anılan mahkemece borçlu için atanacak veya yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam olunması gerekeceği, zira mirasın tasfiyesi işlemlerinin talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile re'sen yapılması gereken işlemlerden olduğu-
Dava konusu tasarrufun tarafı olmayanlar hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında dava konusu mal borçlunun borcu nedeniyle davalı üçüncü kişinin elinden çıkmış ise üçüncü kişi cebri icra sonucu yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur aksi takdirde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı kararı vermek gerekeceği, mahkemece takip dosyaları bulunduğu yerden getirtilerek taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle cebri icra yoluyla davalı kişinin elinden çıkıp çıkmadığı ve dosyada artan para kalıp kalmadığı araştırılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı-
İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince tasarrufun iptali davalarında, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığının olduğu, bu nedenle davanın kabulü halinde yargılama giderlerinden davalı borçlu ve üçüncü kişi birlikte sorumlu olmaları gerekirken mahkemece yargılama giderinden sadece adı geçen davalının sorumlu tutulmasının isabetli olmadığı-
Tasarrufun iptali davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği- Davalı borçlu adına kayıtlı araçların devredildiği üçüncü kişilerin başka bir şirkette ortaklarının bulunduğu anlaşıldığından, üçüncü kişinin borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu- Dava konusu tasarrufların tarafı olmayan davalı hakkında davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi gerektiği-
Davalı üçüncü kişinin dava konusu taşınmazın davalı borçluya ait 7/10 hissesini, devraldıktan yaklaşık 6 ay sonra, taşınmazın 3/10 hissesine sahip davalı borçlunun babasının davalı dördüncü kişiye sattığı, davalı üçüncü kişinin diğer davalılar baba ile oğul arasındaki mal devrini gizlemek amacıyla baba ile oğul arasındaki devir işlemine katıldığı görülmekle davacının talebi bağlı kalınarak, diğer davalılar yönünden davanın reddi ile davalı üçüncü kişinin devir tarihinde taşınmazın gerçek değeri olan miktardan (alacaklının icra dosyasındaki alacağı ile sınırlı olmak kaydıyla) nakden tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği-
Borçlu ile zorunlu dava arkadaşı olan üçüncü kişilerin davaya dahil ederek taraf teşkilinin sağlanması, daha sonra İİK'nun 278-279 ve 280 koşullarının önce davalı borçlu ile üçüncü kişiler arasında gerçekleşip gerçekleşmediği, sonra da dördüncü kişinin borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığı araştırılarak, iyiniyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK. mad. 283/2 uyarınca davanın bedele dönüşeceği de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği-
Borçlu tarafından yapılmamış olan tasarrufun iptal edilemeyeceği- Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde borçlu hakkındaki takip dosyasındaki alacak ve feri'leri ile sınırlı olarak tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerektiği, bu husus dikkate alınmadan infazda kuşku uyandıracak şekilde karar verilmesinde isabetsizlik olacağı-