İçerik Akışı

Sağlık turizmi- Reklam- Bilgilendirme sınırını aşma- Reklam durdurma cezası

Sağlık alanında çalışan kuruluşun faaliyetlerine ticari bir görünüm kazandırıldığı, dolayısıyla söz konusu tanıtımların sağlık mevzuatında izin verilen bilgilendirme sınırını aşarak “reklam’’ niteliğinde olduğundan şirket hakkında reklamları durdurma cezasının verilmesi gerektiği-

İhalenin feshi isteminden sonra paraya çevirme giderlerinden feragat-

İcra takibini yapan alacaklı tek olup, paraya çevirme giderlerini de satış dosyasında icra takibini yapan alacaklı yaptığından ve ihalenin feshi isteminden sonra, dosya alacaklısı yaptığı bu masrafları talep hakkından feragat ettiğinden, ihale bedelinin paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını da karşılamasının gerekmeyeceği- İhale bedeli muhammen bedelin yüzde ellisini karşıladığından borçlunun bir zararının da bulunmadığı ve ihalenin feshi isteminin reddi gerektiği- "Feragatin davanın taraflarını ilgilendirdiği, şikâyet yolu ile memurluk işleminin yasaya uygun olup olmadığının denetlendiği, feragatle usulüne uygun olmayan işlemin sonradan hukuken geçerlilik kazanamayacağı, bu yolla istekliler arasında haksız rekabet oluşabileceği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-

Meskeniyet şikayetinin şahsi hak niteliği-

Meskeniyet şikayeti, şahsi hak niteliğinde olup, iddiada bulunan kişinin ihtiyacı ve haczedilen meskenin bu şahsın haline münasip olup olmadığı araştırılarak sonuçlandırılması gerektiğinden, haczedilmezlik şikayetinin incelenmesi sırasında şikayetçi borçlunun ölümü halinde mirasçılarının yargılamayı sürdüremeyeceği-

Hizmet tespit davası- Askerlik hizmeti- Hak düşürücü süre-

Davacı adına 10.10.1997-01.11.1998 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirim yapıldığı, 25.11.1998-23.05.2000 tarihleri arasında askerlik görevini yerine getirdiği, ihtilaflı dönem olan 01.06.2000-01.10.2005 tarihleri arasında ise Kuruma yapılmış bildirim bulunmadığı- Davacının davalıya ait işyerinden 01.11.1998 tarihinde ayrıldıktan sonra makul süre içerisinde askere gitmesi, askerlik hizmetinin sona erdiği tarihten bir hafta sonra 01.06.2000 tarihinde davalıya ait işyerinde tekrar çalışmaya başladığını iddia etmesi karşısında askerlik öncesi davalı işyerinde geçen hizmeti ile blok çalışma oluşturan 01.06.2000-01.10.2005 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin dolduğundan söz edilemeyeceği-

Sendika- Yetki İtirazı- Kötüniyet- Disiplin Para Cezası

Sendikaya verilen yetkiye itiraza ilişkin davanın ivedi şekilde sonuçlandırılması gerektiği ve açık bir şekilde Mahkemenin yetkisiz olmasına karşın davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmasının kötüniyetli olduğu; bu nedenle disiplin para cezasına mahkum edilmesi gerektiği-

İlave tediye ve ücret farkı alacakları- Belirsiz alacak davası- Birinci bozma kararından sonra sunulan dilekçenin hukuki niteliği- Islah- Talep artırım-

Belirsiz alacak davasında dava konusu alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı taraf iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesinde belirttiği miktarı arttırabileceğinden bozma kararı sonrasında da artırım dilekçesi vererek tamamlama harcı yatırılmak suretiyle talebini arttırılabilmesi mümkün olduğu-

Küçük- Miras- Kayyım- Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi- İtirazın İptali

Küçüğe babasından kalan miras ve şirket hisselerine dair yapılacak her türlü işlemlerde küçüğü temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasına karar verildiğinden ve banka tarafından başlatılan icra takibinde küçüğün temsil kayyumunun taraf olarak gösterilmediği anlaşıldığından, küçük yönünden genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, müşterek borçlu ve müteselsil kefilin mirasçılarından tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği-

Geniş (tam) istinaf sistemi- Dar istinaf sistemi- İstinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “taraflarca ileri sürülen” nedenler olarak ayrımı-

Davacı idarenin istinaf sebebi olarak sadece zemin bedelinin yüksek belirlendiğine ilişkin itirazları ileri sürdüğü, "yapı bedeline" yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından, kamu düzenine ilişkin olan harç yönünden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, yapının alt katının işyeri olması ve merkeze çok yakın durumda bulunması gibi gerekçelerle şerefiye bedeli eklenemeyeceği-

Arabuluculuk Tutanağı- Eşit Taksit- İcra Edilebilirlik Şerhi

Taraflar arasında imzalanan arabulucuk tutanağı uyarınca borcun altı eşit taksitle ödenmesine karar verildiği, taksitlerden herhangi birinin aksatılması halinde takibe devam edileceği kararlaştırıldığından, arabuluculuk anlaşma belgesinin borçlu tarafından kabul edildiği ve icra edilebilirlik şerhi ile ilam niteliği kazanan belgeye dayalı olarak takip başlatılmasında hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı-

Kurum İşleminin İptali- Kanser- Akıllı İlaç- Sağlık Kurul Raporu

Davaya konu ilacın söz konusu kanser hastalığının tedavisinde hayati öneme haiz ve kullanılmasının zorunlu olup olmadığının, dolayısıyla kullanılmasının tıbben ve fennen sigortalının iyileşmesine katkıda bulunup bulunmayacağının, ilacın hangi tür kanser hastalarında hangi evrede ve hangi dozda kullanılacağının ve bu hususların nasıl belirleneceğinin, davaya konu ilaçla yapılacak tedavinin bilinen mevcut tedavi yöntemlerine göre daha etkin ve daha yararlı olup olmadığının üniversitelerin tıbbi onkoloji bilim dalından alınacak sağlık kurulu raporu ile saptanması gerektiği- Davaya konu ilacın anılan hastalığın iyileşmesi için tedavisinde kullanılmasının hayati öneme haiz ve zorunlu olduğu sonucuna varıldığı taktirde; ilaç bedelinin uygunluğu yönünden ve katkı payını da irdeleyecek biçimde denetime elverişli hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-