Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı, bu tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, 4721 sayılı TMK'nun 202. maddesi uyarınca yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğu-
Dava, evlilik birliği içinde edinilen dava konusu araç üzerindeki katılma alacağı isteğine ilişkin olup, davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekeceği-
Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi davalar bakımından zamanaşımı süresinin TMK'nun 5.maddesi yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu'nun 146 (Borçlar Kanunu 125). maddesine tabi olduğu belirlendiğine göre, somut olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 10 yıl olması gerekeceği-
TMK'nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekeceği-
Davacı ev hanımı olup çalışarak bir katkısı bulunmuyorsa da, davacının kişisel malı olan ziynetlerin gerek miktarı gerekse de dava konusu taşınmazın edinilmesinde kullanıldığına ilişkin davacı tanıklarının soyut beyanı dışında delil elde edilmemiş olup, davacı dava dilekçesinde her türlü delile dayandığından, davacıya ziynetleri ile taşınmazın edinilmesinde katkıda bulunup bulunmadığı hususunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Karar kesinleşinceye kadar davadan feragatin mümkün olduğu, mahkemece, bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği ve bu aşamada feragat hakkında karar verme yetkisinin yerel mahkemeye ait bulunduğu-
Dava, katılma ve eşya alacağına ilişkin olup, katılma rejimine tabi davalar bakımından zamanaşımı süresi 10 yıl olduğu; eşya alacağına ilişkin dava bakımından da; kural olarak eşyaların mevcut olması halinde uyuşmazlık mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımı süresinin olmadığı, eşyaların varlığının tespit edilememesi halinde, istem tazminata ilişkin olduğundan burada da uygulanması gereken zamanaşımı süresinin Türk Borçlar Kanununun 146 (Borçlar Kanunu 125). maddesine göre 10 yıl olduğu-
TKM'nin 170.maddesi uyarınca katkı payı alacağı belirlenirken; tarafların evlenme tarihinden dava konusu taşınmazın edinildiği 27.04.2000 tarihine kadar ayrı ayrı elde ettikleri gelirlerin tespit edilmesi bu kapsamda gerekli görülen tüm bilgi ve belgelerin taraflardan ve ilgili kurum veya kuruluşlardan temin edilmesi ve davalının her birinin kişisel harcamaları ile davalı koca bakımından ayrıca 743 sayılı TKM'nin 152 maddesinin gözönünde bulundurulması gerekeceği-
Davacı, meskenin evlilik içinde iki tarafın katkıları ile alınan ortak mal olduğunu açıklayarak TMK’nun ilgili hükümleri gereği mal rejiminin tasfiye edilerek fazla hakları saklı kalmak kaydı ile taşınmazın yarısının bedeli alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK.m.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahekemesi'nde bakılacağı-