İster katkı payı alacağından veya isterse katılma alacağından kaynaklanan alacak isteği olsun her ikisi bakımından da 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusu olduğu-
Kooperatif vasıtası ile edinilen taşınmaza ilişkin ödemelerin tarihine göre davanın, 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallara yapılan katkı payı alacağı ve TMK'nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; değer artış payı alacağı isteğine ilişkin olup, dava konusu bağımsız bölümün, 03.10.2000 tarihinde kat mülkiyeti kurulmasıyla davalı adına tescil edildiği ve kooperatif ödemelerinin 18.04.2003 tarihine kadar sürdüğü ve taşınmazın 2000 yılında fiilen teslim edildiği, taşınmazın fiilen teslim edildiği tarihte taraflar arasında 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejimi bulunduğundan taşınmazın davalının kişisel malı olduğunun kabulü gerekeceği, 743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekeceği, davacıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı kayıtlarından davacının evlilik birliği süresince çalışarak gelir elde ettiği görülmekle taşınmazın edinilmesine 01.01.2002 tarihinden önce katkıda bulunduğunun kabulü ile taşınmaza ilişkin ödemeler 01.01.2002 tarihinden sonra da devam etmiş olduğu ve bu tarihten sonra boşanma dava tarihine kadar yapılan ödemeler edinilmiş maldan karşılandığından davacının değer artış payı alacağının da bulunduğunun kabulü gerekeceği-
Katılma payı ve değer artış payı alacağı davasında, eklenecek değerlerden (TMK'nun m. 229) ve denkleştirmeden (TMK'nun m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK'nun m. 219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK'nun m. 231) yarısı üzerinden (TMK'nun m. 236/1) katılma alacağının hesaplanması ve TMK'nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri kişisel mal veya geliri ile diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekeceği-
Davacının dava konusu arsanın alımına ve üzerinde inşa edilen binadaki katkısına yönelik isteği mal rejminin tasfiyesi kapsamında alacak isteği kapsamında kalmakta olup, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK. m. 118-395) kaynaklanan bütün davalara Aile Mahkemesi'nde bakılacağı-
Ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardan olup, evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkün olduğundan, normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekip, kural olarak, davacı kadın ziynet eşyalarının varlığını ve evden ayrılırken davalıda kaldığını ispatlamak zorunda olduğu-
Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı 09.06.2009 tarihinde TMK'nun 225/2. maddesi gereğince sona ermiş olup, katkı payı alacağının hesaplanmasının gerekeceği-
Davalı kadın adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın edinilmesinde; kocanın emekli ikramiyesi ile katkıda bulunmasının birliktelikten doğan bir dayanışma dolayısıyla yapıldığının, bağışlama amaçlı olmadığının kabulü gerekeceği, bu durumda davacı kocanın emekli ikramiyesi ile katkısı yanında, davalı kadının da katkısının bulunduğu anlaşıldığından gerektiğinde bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor da alınarak, tarafların dava konusu taşınamaza katkı oranları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
01.01.2002 tarihinden itibaren başka mal rejimi seçilmediğinden bu tarihe kadar mal ayrılığı(743 sayıl TKM.170.md), 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 13.04.2010 tarihine dek edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olması gerekeceği-
İstek olsun ya da olmasın sağ kalan davacı eşe ait miras payının katılma alacağından düşürülmesi; katılma alacağına hakim olan ilkeler ile miras hukukuna hakim olan ilkelere aykırı düşeceğinden, öncelikle davacının katkı payı ve katılma alacağının terekenin öncelikli borcu olarak terekeden ödenmesi, ondan sonra mirasçıların kalan net terekeyi aralarında miras payları oranında paylaşmaları gerekeceği-
Eşlerden birinin somut olayda, davacının üçüncü bir kişiden (müteahhitten) bedelini müteahhide ödeyerek o tarihte resmi nikahla evli olduğu davalı adına dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere; eşe duyulan sevgi, saygı ve güven sonucunda satış biçiminde gerçekleştirilen bu işlemle davacıda bağış kastı ve iradesinin olduğunun kabulü gerekeceği-