Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiş olup temyiz incelemesinde inceleme dışı bırakılan davacı-davalı kocanın boşanma davası ve fer'i hükümler kesinleşmediği halde; bozma sonrası verilen ikinci kararda; davacı-davalı kocanın boşanma davası, velayet ve iştirak nafakası hususunun kesinleştiğinden bahisle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece yapılacak işin her iki dava ve fer'ileri hakkında yeniden ayrı ayrı hüküm kurulmasının gerekeceği-
Davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki; "daha çok kusurlu olan davacıdır; aslında davanın reddi gerekirdi; biz davacı taraf olarak bu açıdan mahkeme kararının yerinde olmadığı kanaatindeyiz; çünkü olaylarda daha fazla kusurlu olan tarafın dava açmaya hakkı yoktur" şeklindeki beyanı davadan feragat niteliğinde olduğu-
D.çesinde boşanmak istemediğini beyan eden davacının , bu beyanının davadan feragat niteliğinde olduğu-
Davacının temyiz dilekçesinde yer alan boşanma kararından sonra tarafların barıştığına ve üç ay birlikte yaşadıklarına ilişkin beyanının boşanma davasından feragat niteliğinde olduğu-
Mahkemece, davacı kadına iadesini talep ettiği çeyiz eşyalarının adet, cins, nitelik ve değerlerinin ayrıntılı olarak açıklattırılması, gösterilecek değer üzerinden nispi peşin harcın tamamlanması için süre tanınması (Harçlar K.md. 303 - 32 ) harcın tamamlanması halinde bu istek yönünden de olumlu - olumsuz bir hüküm kurulması gerekeceği-
Ziynet eşyası alacağına ilişkin isteğin, boşanmanın eki (fer'i) niteliğinde olmayıp, bağımsız bir talep olduğu, cevap dilekçesinin sonradan harçlandırılmış olmasının, cevap dilekçesine karşı dava niteliğini vermeyeceği, bu nedenle davalı kadın tarafından ziynetler hakkında, harcı yatırılarak usulünce açılmış bağımsız bir dava veya karşı dava bulunmadığından ve bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerekeceği-
Boşanma davasını açan davacının, davalının adresini gizlediğini, bilerek ve isteyerek yanlış adrese tebligat yaptırdığını kabule yeterli delilin olmadığı, dava dilekçesinde davalının adresinin gösterilmemiş olmasının tek başına davacının hile yaptığını kabule yeterli olmadığı-
Davacı kocanın boşanma davasının kabulüne karar verildiği ve kendisini de davada bir vekille temsil ettirdiğine göre, davacının yapmış olduğu mahkeme masraflarının davalıdan alınıp davacıya verilmesinin ve lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihi itibarıyla maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin gerekeceği-
Davalı-davacı kadının velayet, nafakalar ve manevi tazminata ilişkin karşı davası bağımsız bir dava niteliğinde olup harca tabi olup; davalı-davacı kadına talep ettiği nafakaların yıllık tutarı ve manevi tazminat miktarı üzerinden peşin nispi harcı tamamlaması için kendisine süre verilmesi gerekeceği-