Davalının yargılama esnasında tanığın dinlenmesinden vazgeçtiğine ilişkin beyanı bulunmadığına göre davalının süresinde verdiği cevap dilekçesinde bildirdiği tanığının dinlenilmesi, delillerinin toplanılması, delillerin hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Boşanma davasında talepleri kabul edilen taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Nafaka alacaklısının 4070 TL. üzerinden itirazın iptali davası açtığı, açılan bu davadan, davalının, nafaka borcuna karşılık 2708 TL ödeme yaptığının kabul edildiği anlaşıldığından 2708 TL.'nin 4070 TL.'den çıkartılması suretiyle 1362 TL. üzerinden davanın kabul edilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan, nafaka borcu için ödendiği kabul edilen 2708 TL. 'nin, icra takibine konu toplam miktar olan 6000 TL. 'den çıkartılması suretiyle, 3292 TL. üzerinden takibin devamına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Tedbir nafakası davası ve boşanma davasının birleştirilmesi bu davalarının bağımsızlığını ortadan kaldırmayacağı esas davada nafaka istenmesinin tedbir nafakası ile karıştırılmaması gerektiği her iki davanın sonucunun hüküm sonucunda ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği-
Boşanma davasında davalının tahkikat duruşmasına usulüne uygun şekilde çağırılmadığı bu şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulamayacağı-
Boşanma davasında taraf ve dava ehliyeti dava şartlarından olup davacının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delille de doğrulanmış bulunduğuna göre, mahkemece yapılacak iş davacının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılacağı bu hususun bir ön sorun sayılacağı-
Boşanma davasında davalı kadının süresinde verdiği cevap dilekçesinde ve delillerini bildirdiği dilekçesinde eşinin kendisini yaraladığını belirttiği ve ceza dosyasına delil olarak dayandığı görüldüğünden mahkemece, davalı kadının delil olarak dayandığı yaralama olayına ilişkin ceza dosyasının getirtilerek incelenmesi, diğer delillerinin toplanılması, toplanan delillerin hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Dava tarihinde reşit olan müşterek çocuğun velayete tabi olmaktan çıkacağı, inceleme tarihi itibariyle gerçekleşen bu fiili ve hukuki durum karşısında "velayetin değiştirilmesi" talebinin konusuz hale geleceği-
Boşanma davası eski HUMK. zamanında açıldığından derdestliğin ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği bu itiraz ile ilgili karar verilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Boşanma davasında aslolan tanıkların gerçeği söylemiş olacağı, akrabalık veya diğer bir yakınlık ilişkisinin tek başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamayacağı, davaya sebep olaylardan sonra tarafların barışıp bir arada yaşamaya devam etmelerinin bu tarihten önceki olayları affetmiş veya en azından hoşgörüyle karşılamış sayılacakları-