Kendisini vekille temsil ettiren kimsenin kabul edilen davası nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve yoksulluk nafakası talebinde bulunulmasına karşın bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137 ve 140. maddelerine göre ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra, tahkikat duruşmasına geçilmesi gerekirken, ön inceleme işlemlerinin dosya üzerinden yapılarak tahkikat duruşmasına geçilmesinin ve esas hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mahkemece çekişmeli hususlar belirlenip (HMK.md.140/3) ön inceleme duruşmasının bittiği tespit edildikten sonra tarafların tahkikat duruşmasına davet edilmesi zorunlu olduğu; bu yasal zorunluluğun gereği yapılıp, davalının tahkikat duruşmasına katılmasına olanak sağlanmaksızın, ön inceleme duruşmasını takiben, aynı gün, davanın esası hakkında hüküm kurulmasının; davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK.md.27) aykırı olup; bozmayı gerektireceği-
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü nedeniyle davada kendini vekil ile temsil ettiren davacı kadın yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Babanın yanında kalmalarının bedeni, fikri ve ahlaki gelişimlerine engel olacağı yönünde bir delil ve olgu bulunmadığına göre, 2000 doğumlu çocuğun ifade ettiği görüşe değer verilerek (Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.3,6) 2001 doğumlu olanın ise fiilen baba yanında bulunuyor olması ve annenin bu çocuğun velayetini istememiş bulunduğu dikkate alınarak her ikisinin de velayetlerinin davalı (baba)'ya bırakılması gerekeceği-
Mahkemece davalının yetki itirazının yasa hükümleri uyarınca ön sorun şeklinde incelenip bir karar verilmesi gerekirken; ön inceleme duruşmasında taraflara yetki konusundaki beyanları sorulmadan ve gösterdikleri takdirde bu konudaki taraf delileri toplanmadan yetki itirazının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı asil, davadan feragat ettiğini bildirdiğinden, bu husus gözetilerek bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece davalı-davacı kadına tanıkların adreslerini bildirmesi içinde usulüne uygun olarak verilmiş bir kesin süre bulunmadığından, mahkemece; davalı-davacı kadına tanık adreslerini bildirmesi için süre verilmesi gerekeceği-
Tahkikat aşamasında maddi ve manevi tazminat isteği, iddia ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup usule uygun bir talep olmadığından bu talepler yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm tesisi gerekeceği-
