Davacı, annesinin ölmeden önce bir arsa aldığını, parasının tamamını kendisinin ödediğini, ancak arsayı davalı ödemiş gibi gösterdiklerini, yani arsanın 1/3 'ünün kendi adına, 2/3 ünün de davalı adına tapuya tescil edildiğini, oysa davalının o tarihte dolmuş şoförlüğü yaptığını bu arsanın bedelini ödeme gücünün bulunmadığını, ancak annesi tarafından kayrıldığını iddia ettiğinden dosya kapsamına göre tapu iptal ve tescilin kabulüne karar verilmesinin hukuku uygun olduğu-
Davacıların ayrı ayrı parsel sahibi oldukları, aralarında mecburi ya da ihtiyari dava arkadaşlığının olmadığı, kaldı ki TMK.’nun 713/1 ve 3402 sayılı Yasa’nın 14. Maddesine dayalı tescil davalarında, yargılama giderlerinin yasal hasım olan davalılara yükletilemeyeceği mahkemece davalıların yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasının yanlış olduğu-
Mahkemece öğretim üyesi seviyesinde ve öncelikle Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden bir Ziraat Mühendisi, bir Harita veya Kadastro Mühendisi ile bir Jeolog’dan oluşacak üç kişilik Uzman Bilirkişi Kurulu marifetiyle tespit tarihine göre 20 – 30 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının merciinden getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin ne zaman başlandığının belirlenmesine çalışılmasının gerekeceği-
Davalı şirket adına tesis edilmiş olan sicil kaydı, ihalenin feshiyle yolsuz tescil duruma düştüğünden tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerekeceği-
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, yargılama sonuçlanıp hükmün kesinleşmesi tarihine kadar davadan feragat edilebildiğinden feragat nedeniyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekeceği-
Dava konusu hisseye isabet eden taşınmazın H. Pişkin tarafından 09.01.1970 tarihli senet ile davacıya satılıp satılmadığının, senedin sınır ve mevkii itibariyle nizalı taşınmaza uyup uymadığının, satın alındığı iddia edilen tarihten itibaren uyuşmazlık konusu taşınmazın kim ya da kimler tarafından tasarruf edildiğinin, Yerel Bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmasının, taşınmaz kadastrodan önce tapusuz bir yer olup, senedin uyması halinde miras payının devredildiğinin (TMK. m. 677 kabul edilmesinin gerekeceği-
Tapu iptal ve tescil davasında; dava konusu taşınmazın tevhit parseli olduğu gözetilerek, davacının 9 sayılı parselde temlik edilen payının oranlama yapılmak suretiyle çekişmeli 27 sayılı parsele yansıtılması ve bu oran itibariyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece; dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre davacı T.’ın dava konusu 17 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken istek konusunda herhangi bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı-
Tapu kaydının iptaline karar verilmeden davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilemeyeceği, “İfraz” ibaresi daha dar anlamda olup, iptali kapsamamakta ve aynı anlamı vermediği, doğru, düzgün ve sağlıklı sicil tutma kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece, kendiliğinden göz önünde tutulacağı, hükmün bu haliyle Tapu Sicil Müdürlüğü'nde infazının duraksama yarattığı-