Davacı iş sahibi tarafından talep ve dava konusu edilen alacağının istenebilir olup olmadığı ile miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiş ve alacağın kısmen kabulüne karar verildiği, bu nedenle alacak likit olmadığı halde, davacı iş sahibi yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı- Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının icra takibinde kötü niyetinin ve ağır kusurunun varlığı ile buna bağlı olarak zararının oluşmasının gerekli olduğu-
Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerektiği- İspat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükellef olduğu- Somut olay değerlendirildiğinde; davacı iş sahibine ait evin yapımını üstlenen yüklenici şirket ile yapı denetim firmasının gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri, ağır kusurlu sayılabilecek şekilde özen borçlarını yerine getirmemek suretiyle eser ve hizmet sözleşmesine aykırı davrandıkları; davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi akde aykırılıktan dolayı mal varlığında eksilme ve zarar oluştuğunun sabit olduğu ancak somut olayda meydana gelen sözleşmeye aykırılık manevî tazminat kapsamında davacının kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olmadığı gibi, davacı taraf, davalı şirketinin hangi eyleminden dolayı ne şekilde kişilik haklarının saldırıya uğradığını da yasal deliller ile kanıtlayamadığından, yapı denetim şirketi manevi tazminat ile sorumlu tutulamayacağı-
Mahkemece iddia konusu hususlar araştırılmış, tanıklar dinlenmiş, haberlerde belirtildiği şekilde spordan sorumlu Devlet Bakanı olan davacıya ve davacının oğluna herhangi bir ihale ve iş verilmediği, yapılan ihalelerde de bir usulsüzlük bulunmadığı, davacı ve oğlu adına kayıtlı ......... bölgesinde herhangi bir taşınmazın bulunmadığı anlaşıldığından; dava konusu haberin gerçek olmadığı gibi görünür gerçeğe de uygun olmadığı, bu nedenle, yayının hukuka aykırı olduğunun ve davacının kişilik haklarının zedelendiğinin kabulü gerekeceği-
Taraflar arasında yaşanan duygusal ilişkinin sona ermesinden sonra davalının ......... tarihinde davacı ve arkadaşları tarafından uyutularak cinsel saldırıda bulunulduğu iddiası ile ............... Cumhuriyet Başsavcılığına; .............. tarihinde girdikleri cinsel ilişkilerini gizlice kayda alarak görüntüleri internet sitesinde yayımladığı iddiası ile ............ Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğu, şikâyetler sonrası davacı hakkında her iki soruşturmada da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi üzerine, davacının öğretmenlik yaptığı okulun çevresine, halka açık yerlere arkası yapışkanlı yazıların yapıştırılması suretiyle saldırının gerçekleştiği, davacı hakkında kullanılan sözlerin küçük düşürücü, toplumdan dışlanmaya sebebiyet verecek nitelikte olduğu gibi sözlerin ağırlık derecesi ile olayın oluş şekli, kullanılan sözlerin içeriği ve tarafların durumu birlikte değerlendirildiğinde; bu sözler karşısında saldırının kınanması ile yetinilmesinin uygun düşmeyeceği-
Ayıba bağlı seçimlik haklar yönünden tüketicinin tercih hakkı değerlendirilirken hakkın kötüye kullanılması durumu ve dürüstlük kuralının dikakte alınması gerektiği-Bu nedenle tamir edilebilir nitelikte arızası bulunan dava konusu aracın misli ile değiştirilmesinin doğru olmadığı-Manevi tazminata hükmedilmesi için kişilik haklarının zarara uğraması gerektiği-Kişilik haklarının zarar görmediği durumlarda eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Dava konusu yazının yayın tarihi, haberin veriliş biçimi, kullanılan ifadeler ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının makul olup objektif ölçülere göre takdir edildiğinden fazla olmadığı-
Davacının eski eşiyle birlikte “www. ...” adresli web sitesinde yayınladıkları düğün videolarındaki dansları hakkında davalı tarafından yapılan "... bey merhaba, ben de videonuzu izledim hayatımda sizin kadar salak dans eden bir herif daha görmedim, bırakın evlenmeyi, nefes alan bir canlı yanınızda nasıl duruyor ona bile şaşırıyorum açıkçası, hayatınızda mutluluklar diliyorum" yorumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının toplum içerisinde küçük düşmesine ve itibarının sarsılmasına neden olduğu, davacı ile eşinin özel ve aile hayatlarına müdahale niteliği taşıdığından kişisel değer yargısı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, eleştiri sınırlarının da aşıldığı, bu nedenlerle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi ile Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu-
Elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve manevi tazminat istekleri-
Şikâyet hakkı hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanılması halinde şikâyet edilenin kişilik değerlerine saldırı oluşacağı-
........... sitesinde yer alan ‘‘En Ermeni Karşıtı Ermeni, .................’’ başlıklı haber herhangi bir yorum yapılmadan aynen alındığından görünür gerçeğe uygun olup güncel olduğu ve yapılmasında kamu yararı ve toplumsal ilginin bulunduğu, bu durumda; dava konusu haberin güncel olduğu, toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacının kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığı sonucuna varılarak,  haberi, kaynağını açıklayarak doğrudan kaynaktan aldığı şekilde aktaran davalıların tazminat ile sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı-