Davalı tarafından kaleme alınan kitapta geçen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve TBK 58, TMK 24 ve 25 inci maddelere dayanılarak davacı hakkındaki iddiaların kitaptan çıkartılarak bu düzeltme ile yayınlanmasının talep edildiği, mahkemece manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmekle beraber eserin düzeltme ile yayınlanması talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından eserin düzeltme ile yayınlanması talebinin reddine dair hüküm bölümünün temyiz edildiği anlaşılmakla bu yönden yapılan incelemede, dava konusu kitapta geçen davacı hakkında iddia edilen eylemlerin üzerinden uzun zaman geçmiş olması, güncelliğini yitirmesi gözetildiğinde manevi tazminat ile yetinilmesinin yerinde olduğu-
Uyuşmazlık; kiralanana kiracının bulunmadığı sırada kiraya veren tarafından girilerek eşyaların ve paranın alındığına bağlı olarak, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br /> 
Davacı asılın iftira suçundan yargılandığı davada zorunlu müdafi olarak davalının atandığı, bu yargılamada davacının suçunu ikrar etmesi neticesinde cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geriye bırakıldığı, davacının HAGB'ye itiraz etmesi halinde bile ikrarı neticesinde sonucun değişmeyeceği gözönünde bulundurulduğunda usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği-
Somut olayda, "H...... cemaat mensubudur kripto FETÖ'cüdür" şeklinde yapılan dava konusu yayına yönelik erişimin engellenmesi kararı verilmesine rağmen karar işlevsiz kalacak şekilde sistematik olarak yayınlara devam edildiği, yayınların özü gizli tanık ifadelerine dayandırılmış ise de tanık beyanlarının doğruluğuna ilişkin somut bir bilgi ya da emare bulunmadığı, davacı hakkında isnat edilen hususlarla ilgili başlatılmış bir ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunmadığı, doğrulanmamış ve/veya yanlış bilgilerin yayılmasında kamunun haber alma hakkı bulunduğunun kabul edilemeyeceği, yayınlarda kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunmadığı, kullanılan söz ve ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığından davacının şeref ve itibarının korunmasını isteme hakkı, davalı tarafın basın ve ifade özgürlüğünden üstün tutulmalı ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığının kabul edilmesi gerektiği-
Yayında geçen iddiaya ilişkin bir delil ya da emare bulunmadığı, yayın yasağı kararı verildiği şeklinde yapılan dava konusu haber ile gerçekliğine ilişkin bir bilgi bulunmayan erişim engeli kararı verilen haberin yeniden haberleştirildiği, yayın yasağına dair kararın işlevsiz hale getirildiği, davacının "özel yaşamına ve aile yaşamına saygı hakkının" ihlal edildiği bu nedenle davacı yararına (60.000,00 TL) manevi tazminata hükmedilmesinin ve miktarının yerinde olduğu-
Somut olayda, davacının FETÖ elebaşı ile çektirdiği iddia edilen fotoğraf incelendiğinde; fotoğraftaki kişinin davacı olmadığı sabit olmakla beraber, benzetilen dava dışı kişi ile davacının aynı kişi olmadığı hatta benzerlik bulunmadığı ilk bakışta anlaşılabilecek kadar açık olduğundan davalı tarafından bu fotoğraftan yola çıkılarak davacı hakkında FETÖ elebaşı ile geçmişte aynı karede bulunmak şeklinde isnatta bulunulmasının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle davacının şeref ve itibarının korunmasını isteme hakkı, davalının ifade özgürlüğünden üstün tutulmalı ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığının kabul edileceği-
Davalı tarafından yapılan şikayet üzerine davacı hakkında adli ve idari tahkikat başlatıldığı, yürütülen ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan delil elde edilemediği" gerekçesi ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği, davacı hakkında davalının şikayetini haklı gösterecek emare ve olguların bulunmadığı, davalının aynı şubede görev yapan diğer polis memurları ile ilgili yapmış olduğu şikayetlerin neticesinin davacı yönünden emare kabul edilemeyeceği, şikayetin hukuka aykırı olduğu ve hak arama özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilemeyeceği ayrıca sosyal medyada yapılan haberin altına yazmış olduğu yorumda kullanılan söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu-
Davalının imtiyaz sahibi olduğu diğer davalı tarafından kaleme alınan köşe yazısı nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, dava konusu yayının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun tespiti, hukuka aykırılığın tespitine dair bu kararın tirajı en yüksek üç ulusal gazetede yayınlanması istemi-
Davalı şirketin imtiyaz sahibi olduğu gazetede yayınlanan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiasına dayalı manevi tazminat ve yayın istemi- Haberde geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı-
Davalının, evli olduğunu bildiği halde davacının eşi ile birliktelik yaşaması sureti ile kişilik haklarına saldırıda bulunması sebebine dayalı manevi tazminat istemi- Evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan davalıya karşı açılan davanın tümden reddedilmesinin yasaya uygun olduğu-