Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda, 670 s. OHAL Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında KHK'nin 5'inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı verileceği-
Taraflar arasında bir alacak ve borç ilişkisinin mevcut olduğu ancak borcun sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunduğu, itirazın iptali davası neticesinde davalının ihtiyati haciz talebinin haksız olduğu anlaşılmış ise de manevi tazminattan sorumluluk için kusur aranacağı- Haciz için borçlu davacıya ait işyerine gidildiği, haciz mahallinde, davacı tarafından, takibe konu edilen paranın ödendiği, başkaca işlem yapılmadığı, nakdi teminatın sonradan teminat mektubu ile değiştirildiği gözetildiğinde, davacının ağır manevi zararının oluşmadığının kabulü ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Matufiyet şartı içtihatlarda adı, sanı, kimliği belli olmasa da ona yöneldiği konusunda kuşku bırakmayacak şekilde ithamlara, yönelimlere yer veren ifadeler olarak kabul edildiği- Basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin davanın, matufiyet unsuru gerçekleşmediğinden tümden reddine karar verilmesi gerektiği-
Küçükbaş hayvanların telef edilmesi şeklinde oluşan zarar, malvarlığına ilişkin zarar niteliğinde olduğundan, manevi tazminatın koşullarını düzenleyen TBK mad. 58'e göre, hayvanın uğradığı zarar kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemeyeceği- Ceza Mahkemesinin dava konusuna ilişkin yargılamasında, davalının mala zarar verme suçundan ceza aldığı ve eylemin haksız tahrik altında işlendiği sabit olduğundan, maddi tazminat talebi yönünden haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği-
Kısa karar ve gerekçe arasında çelişki oluşması halinde bozma nedeni oluşturacağından, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceği-
Savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda kamu davası açılmasında yeterli delil ve emare görülerek atılı suç nedeniyle kamu davası açıldığı, davalının yapmış olduğu şikayetin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı, davalının şikayet dilekçesinde de davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir ifade bulunmadığı-
Dava dilekçesince davalı hakkında kullanılan sözlerin savunma ve hak arama özgürlüğü sınırları içinde kaldığı, davacının kişisel haklarını zedeleyici nitelikte olmadığının kabulü gerektiğinden; manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
Dava konusu olayda herhangi maddi olgu temeli bulunmadığı halde, davalının davacıyı zarara uğratma kastı ile hareket ettiği anlaşıldığından, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki eylemin sabit olduğu değerlendirilerek, davacı lehine uygun bir miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği-
Manevi tazminat istemi kısmen reddedildiği davada Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. ve 10. maddesi uyarınca, birleşen dava dosyasında kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Davalının eleştirel niteliğindeki ifadelerinin küçültücü ve hakaret niteliğinde olmayıp davacının kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığı, bütün olarak eleştiri sınırlarını aşmadığı-
