Davalının açıklamalarında Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü bilgi notundaki bilgilere dayandığından 1998 yılında EGO vasıtasıyla yapılan otobüs alımlarına ilişkin iddiaların araştırılmasının ve üzerinin örtülmemesinin istendiği anlaşılması nedeniyle, birleşen davanın da tümden reddedilmesi gerektiği-
Davacının, davalı tarafından evlenme vaadi ile kandırıldığı ve bunun etkisi altında gerek fiziksel gerek ruhsal anlamda zarara uğratıldığı, bundan elem ve üzüntü duyduğu kabul edildiğinden, davacının hukuka aykırı olan bu eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar verenin de bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkonulması amacıyla uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Dava konusu köşe yazılarının bir bütün olarak değerlendirilmesiyle, yayının güncel olduğu, kamu yararını amaçladığı ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadelere yer verilmediği-
Ceza mahkemesinin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, somut olayın özelliği itibariyle maddi olgunun ve davalının sorumluluğunun tespiti açısından ceza dava dosyasının sonucu önem arz ettiğinden, ceza dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmesi gerektiği-
Reklam sözleşmenin feshi için haklı sebep oluşturduğu iddia edilen yayınların içeriğinde, davacı kurum yöneticisinin eylemleri nedeniyle kurumu zarara uğrattığı iddia edilmiş olup söz konusu haberlerin yazarı aleyhine açılan ceza davasında mahkemece eleştiri özgürlüğü kapsamında kaldığından bahisle yazar hakkında beraat kararı verilmiş olduğundan, davalı tarafın basın yoluyla doğrudan davacı kurumu hedef alan ve basın özgürlüğünü aşacak derecede bir yayın yapıldığından söz edilemeyeceği- Yayınlar nedeniyle yayın yasağı talebi kurum yöneticisi tarafından gerçekleştirilmiş olup, davacı kuruma yönelik matufiyet içeren bir yayından söz edilemeyeceğinden bu yayınlar nedeniyle taraflar arasındaki reklam sözleşmesinin haklı nedenle feshedileceğinden söz edilmeyeceği-
Dava konusu yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yayının güncel olduğu, kamu yararını amaçladığı ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, davacının kişilik haklarına ve mesleki itibarına saldırı niteliğindeki ifadelere yer verilmediği, haberin veriliş biçimi ve bütünlüğü çerçevesinde güncel olaylara uygun bir şekilde haber yapıldığı-
Taraflar arasında dava konusu edilen olay nedeniyle eldeki dava tarihinden önce başka bir mahkemede dava konusu edildiği ve kesinleşmiş hüküm bulunduğu-
Davacı cevaba cevap dilekçesinde sunmuş olduğu yazının dava dilekçesindeki isnatlarla ilgili olmadığı ve iddiayı kuvvetlendirici delil olarak sunulması gözetildiğinde yasal şikayet hakkını kullanıldığından, kişilik haklarına saldırının oluşmadığı-
Hırsızlık gibi yüz kızartıcı ve ciddi bir suçlama yoluna gidilmiş olması, herhangi bir delil veya emare ortaya konulamaması, davalılar tarafından verilen ifadelerde ısrarla davacının isminin verilmesi şikayetin haksız olduğunun kabulü ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu-
Ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında beraat kararı verilmesi şikayetin haksız olduğunu göstermeyeceğinden, şikayetin kişilik haklarına saldırı olduğu düşüncesiyle dava hakkında karar verilmesinin doğru olmayacağı-