Davalı tarafından davaya konu dilekçelerin içeriğinde kullanılan sözler iddia ve savunma sınırları kapsamında olması halinde, kişilik haklarına yönelik saldırı oluşturmadığından manevi tazminat isteminin tümden reddi gerektiği, dilekçe içeriğindeki sözlerin suç isnadı, iftira ve hakaret oluşturduğunun kabulünün hatalı olduğu-
Satıma konu 124.000 kmde olduğu belirilen aracın en az 300.000 km yi dolduran bir araç olduğu, aracın tüm parçalarının da kullanım ömürlerini doldurduğunu, bu aşamadan sonra aracın sık sık servise giderek parçalarının değiştirilmesi gerektiğini ileri süren davacının kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemeyeceğinden manevi tazminat isteminin reddi gerektiği-
Yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemi-
Haksız şikayet ve haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiş olmasına karşın, kendini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının hatalı olduğu-
Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince, tarafları ve konusu aynı olan anılan davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği-
Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince, tarafları ve konusu aynı olan anılan davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği-
İnternet sitesinde kaleme alınan “Av. Y., haklı çıktı” başlıklı yayın değerlendirildiğinde, görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, toplumun bilgi edinme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak herhangi bir ifade bulunmadığı anlaşıldığından, tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Hakaret, yaralama ve mala zarar verme eylemleri nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine-
Davalının davacıyı kısa zaman aralıklarıyla birden fazla kez şikayet etmesi, davacı hakkında savcılığa verdiği şikayet dilekçesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne verdiği şikayet dilekçeleri nedeniyle de yasal şikayet hakkı sınırlarının aşıldığı halde, bu yazı ve beyanlarla ilgili olarak ayrıca uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğu- Şikayet hakkı davalı tarafından kötüye kullanıldığından, davacının kişilik hakları ile davalının şikayet hakkı arasındaki çatışan yararlar dengesi, davacı aleyhine bozulmuş olduğundan, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Tüm bankalar tarafından görülebilen bir sistemde (TCMB kayıtlarında), davacı şirketin çok yüksek bir miktarda çekinin ödenmediğinin gözükmesinin (olayda; 15.000,00 TL yerine; 1.205.943,00 TL ), davacı şirket açısından ticari itibarının sarsılmasına sebep olması için yeterli olduğu- Manevi tazminata hükmedebilmek için tazminat koşullarının varlığı yeterli olduğu, davacının maddi zararının somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
