Mahkemece aldırılan sosyo-ekonomik durum raporunda; borçlunun ev hanımı olduğunun, geçimini murisin emekli aylığı ile sağladığı bildirilmiş olup çiftçilik kaydının bulunmadığı da dikkate alındığında geçimini çiftçilik ile sağlamadığının anlaşıldığı, o halde mahkemece, borçlu yönünden şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Haciz konulan hesaba ilişkin CD kaydı getirtilerek yapılan harcamaların niteliğine bakıldığında, avukatlık mesleği için lüzumlu olan vergi ödemeleri, icra ödemeleri, ücretler gibi paraların olduğu haciz konulan hesapta ayrıca kişisel olarak doğalgaz, su fatura tahsilatı, GSM fatura ödemesi, telekom fatura ödemesi.... gibi harcamaların da bu hesaptan yapıldığının denetlendiği, haciz konulan hesabın havuz hesabı olduğunun, sadece mesleğin lüzumu için gerekli şekilde kullanılmadığının anlaşıldığı, bu durumda, borçlu haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının ve birbirine karıştırılmasının, haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmesi gerekeceği-
Mahkemece aldırılan sosyo-ekonomik durum raporunda; çiftçilik kaydı bulunmayan borçlunun ev hanımı olduğunun, geçimini murisin emekli aylığı ile sağladığının bildirildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde borçlunun geçimini çiftçilik ile sağlamadığı anlaşıldığından, mahkemece, borçlu yönünden haczedilmezlik şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklının talebi üzerine, taşınmaz kaydı üzerine haciz şerhlerinin işlendiği, taşınmaz üzerine daha önce konulmuş haciz bulunmakta ise de, borçlunun, hacze karşı süresinde haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı bulunmadığı, borçlunun dosyadaki haczedilmezlik şikayetinin haciz şerhine ilişkin olduğu kabul edilerek borçlunun haczedilmezlik şikayetinin süresinde olup olmadığı araştırılarak süresinde olduğunun tespiti halinde işin esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
İcra memurunun haczi istenen malın üçüncü kişiye ait olduğuna dair iddia üzerine haciz yapmaktan kaçınamayacağı, bu konu hakkında araştırma- inceleme yetkisine sahip olmadığı ve haciz yapıp yapmama konusunda takdir yetkisinin olmadığı- İstihkak iddiasına konu malın kime ait olduğunu inceleme, bu konuda karar verme yetkisi ve görevinin icra mahkemesine verildiği- İstihkak davasının, istihkak iddia edilen malların hacizden kurtulması için başvurulan bir dava olduğu- İstihkak davasının haczedilen malın borçlunun ya da üçüncü kişinin elinde bulunması ihtimaline göre farklı usullere tutulduğu- Haczedilen menkuller borçlunun elinde kabul edilip üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunup alacaklı veya borçlu buna itiraz ederse, istihkak iddiası ile ilgili icra mahkemesinin karar vereceği ancak haczedilen menkuller üçüncü kişinin elinde ise, istihkak iddiası icra müdürlüğünün alacaklıya istihkak davası açması için süre vereceği- İcra takibi sırasında haksız yere malı haczedilen üçüncü kişinin bu yüzden doğacak gerçek zararının ödetilmesi, İİK mad. 97 hükmü dışında genel hükümlere göre genel mahkemelerde açılabileceği ve ayrı bir dava ile isteyebileceği- İcra memurunun yetkisini aşarak haciz işlemi yapmaması halinin bir hakkın sebepsiz yere sürüncemede bırakılması niteliğinde olup süresiz şikâyete tabi olduğu-
Mahkemece borçlunun çiftçilik mesleğini icra edip etmediğinin, bakmakla yükümlü bulunduğu aile fertleri ve bunların gelir durumlarının araştırılmadığı, yıllık geçinebileceği miktarın belirlenmediği, haczedilmezlik şikayetine konu arazilerin tarım amaçlı kullanılıp kullanılmadığı, eğer tarım amaçlı kullanılıyorsa taşınmazdan elde edilecek gelir ile borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin miktarı keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilmediğinden, mahkemece, gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra, borçlunun çiftçilik mesleğini icra ettiği tespit edildiği takdirde, şikayetin konusu olan taşınmazların hangi ada ve parsel numaraları taşınmazlar olduğu şikayetçiye açıklattırılıp, bu taşınmazlarda zirai bilirkişi ve kadastro bilirkişisinin de katılımıyla keşif yapılarak detaylı bilirkişi raporu düzenlettirilip, yıllık geçinebileceği miktar belirlenip şikayet tarihinde haczedilen ve haczedilmeyen tüm taşınmazlarından elde ettiği gelir emekli maaşı da dikkate alınarak tespit edilip, haczedilen tarla vasfındaki taşınmazların kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olup olmadığı ya da ne kadarının zorunlu olduğu belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Kural olarak emekli maaşının haczedilemeyeceği- Emekli maaşının haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati yok ise, icra müdürü tarafından reddedilebileceği- İcra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra Sosyal Güvenlik Kanunu 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatlerin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği- Emekli maaşının haczedilemeyeceği yasağının sözleşme hukukuna göre kesin olmadığı, bu konuda tarafların iradesine ağırlık verildiği, sözleşmeye bağlılık ve ahde vefa ilkesi gereği muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulabileceği-
Meskeniyet iddiası ileri sürülen taşınmazın, haciz ve şikayet tarihinde tam hisse ile şikayetçi borçlulardan sadece biri adına kayıtlı olduğu, diğer borçlu adına kayıtlı olmadığının görüldüğünden, mahkemece; şikayete konu taşınmazın maliki olmaması nedeniyle, diğer borçlu yönünden istemin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekeceği-
Takibe dayanak 01.4.2016 tarihli ilamın, imar uygulaması nedeniyle bedele dönüştürülen pay karşılığının artırılmasına ilişkin olup, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, ayrıca 6487 sayılı Yasa'yla değişen, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 12. fıkrasının da 13.11.2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden uygulama imkanı kalmadığı- O halde, ilk derece mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulü yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Takibe dayanak 27.06.2013 tarihli ilam, imar uygulaması nedeniyle bedele dönüştürülen pay karşılığının artırılmasına ilişkin olup, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun kapsamında olmadığı; ayrıca 6487 sayılı Yasa'yla değişen, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 12. fıkrası da 13.11.2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden uygulama imkanı kalmadığı- O halde, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisinin isabetli olmadığı-