Davalı borçlu tarafından davalı üçüncü kişiye devredilen dava konusu aracın, temyiz aşamasında davalı üçüncü kişi tarafından dava dışı ........ isimli işyerine devredildiği davalı üçüncü kişi tarafından beyan edildiğinden, mahkemece dava konusu aracın davalı üçüncü kişi tarafından dava dışı kişilere devredilmiş olup olmadığı araştırılıp tespit edilmesi ve davacıdan; aracın devredildiği dava dışı kişileri davaya dahil edip etmeyeceğinin ya da İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediğinin sorulması gerekeceği- Mahkemece; davalı borçlu tarafından davalı üçüncü kişiye devredilen ev eşyaları yönünden İİK'nun 278/3-1 ve 280/1. maddeler gereğince davalı borçlunun eşinin, eşinin borçlarından haberdar olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmişse de; dava konusu edilen bu ev eşyalarının İİK’nun 82/3 maddesi gereğince haczedilebilir eşyalar olup olmadığı karar yerinde tartışılmadığından kararın bu yönden bozulması gerekeceği- Dava konusu tasarruflar birden fazla olduğundan, her bir tasarruf için satış tarihindeki gerçek değerler ile icra takibindeki alacak (şayet aciz belgesi var ise bu belgedeki) miktarı nazara alınarak ayrı ayrı harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilip davalıların sorumlu olduğu miktarın ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken davalıların tek vekalet ücreti, harç ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı-
Somut olayda; ... 2. İcra Müdürlüğünün 2007/... E. sayılı takip dosyasında borçlu aleyhine başlatılan takipte, borçlunun haczedilmezlik şikayeti üzerine, Karacabey İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20/01/2014 tarih, 2013/... E. - 2014/... K. sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verildiği, kararın yasa yollarından geçerek 16/12/2014 tarihinde kesinleştiği, yetkisizlik kararı üzerine tarafların dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunmadığı, Karacabey İcra Hukuk Mahkemesi'nce dosyanın resen, yetkili ... İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiği- Her ne kadar yetkisizliğe ilişkin mahkeme kararında "davanın niteliği de nazara alınarak dosyanın resen davayı görmekle yetkili ... İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine" şeklinde hüküm kurulmuş ise de; yukarıda anılan açık kanun hükmü gereğince tarafların istemi olmadan mahkemece şikayet dosyasının resen yetkili mahkemeye gönderilmesinin usulüne uygun bir gönderme olarak kabul edilemeyeceği-
İİK.nun 82/12. maddesinde, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği belirlendikten sonra, aynı maddede; "...ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır" hükmüne yer verilmiş olduğu- Öte yandan borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için, ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerektiği- Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklandığı- Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engelleyeceği-
Borçlunun İİK. 82/4. maddesinden yararlanabilmesi için asıl uğraşısının çiftçilik olması gerektiği; yani geçimini çiftçilik ile temin etmesi gerektiği- Bunun için borçlunun bizzat kendisinin ... yapması zorunlu olmayıp tarım arazisini ortakçıya (yarıcıya) vermek suretiyle işletmesi veya kiraya vermesi halinde de bu madde uyarınca haczedilmezlik şikâyetinde bulunabileceği- Asıl işi çiftçilik olan borçlunun yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapmasının çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmayacağı- Böyle bir durumda, borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin miktarı, haczedilen haczedilmeyen tüm taşınmazları, keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenmeli ve borçlunun elde ettiği ek gelirler de dikkate alınarak hesaplama yapılmalı, borçlunun asıl uğraşısının çiftçilik olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği- Öte yandan çiftçi olan borçlunun, emekli maaşı almasının da çiftçilik vasfını ortadan kaldırmayacağı; böyle bir durumda borçlunun, kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin miktarı belirlenirken, aldığı emekli maaşı da dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekeceği-
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerektiği; zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklandığı- Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabileceği-
Mahkemenin bozmadan önceki, 25.02.2014 tarih ve 2013/... E. - 2014/... K. sayılı kararının hüküm bölümünün 2 nolu bendinde; şikayete konu üç adet ... Bankası hesabındaki hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği ve anılan hüküm kısmının alacaklı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleşmesine rağmen, bozmadan sonra kurulan 21.11.2019 tarih ve 2015/... E. - 2019/... K. sayılı kararında, daha önceden kaldırılmasına karar verilen hacizlerle ilgili olarak bu kez şikayetin tümden reddine karar verilmesinin, borçlu aleyhine kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğu-
Bilindiği üzere; mahkemelerin, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına karar verdikleri takdirde, artık uyma kararı ile bağlı oldukları, bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorunda oldukları, bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf için usule ilişkin kazanılmış hakkın doğacağı, somut olayda, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, o halde, mahkemece, haczedilmezlik şikayetine konu hesap ve alacaklar üzerinde, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda ve Yargıtay denetimine imkan tanıyacak şekilde, uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, haczedilen paraların niteliklerinin ve dolayısıyla haczi kabil olup olmadıklarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Anayasa Mahkemesi'nin 22/10/2020 tarihli kararı ile, İİK'nun -7141 s. K. m. 1. ile eklenen- 362/a maddesinin “5580 s. Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar ... taşınır ve taşınmaz malları ... içinde bulunulan öğretim yılı sonunda haczedilir.” bölümündeki "5580 s. Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar" ifadesi iptal edilmiş olup, bu iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından 1 yıl sonra yürürlüğe girecek olsa da, Kanun koyucuya Anayasa'ya uygun yeni Yasa maddesi hazırlanması için verilmiş süre olup, bu süre iptal hükmünün uygulanmasını engellemeyeceğinden ,borçlunun şikayeti hakkında Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı da nazara alınmak suretiyle değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Şikayete konu taşınmaz üzerindeki ipoteğe ilişkin resmi senette yer alan; “Türkiye... Bankası A.Ş. Merkez ve ... Şubesi ile diğer tüm şubeleri tarafından, kendisine/kendilerine açılmış ve/veya açılacak her türlü krediden, … haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden, kanundan, … diğer her türlü nedenden bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere ... ipotek etmeyi kabul ettiğini/ettiklerini” şeklindeki kayıtlar nedeniyle, söz konusu ipoteğin, borçlunun kullandığı/kullanacağı her türlü kredinin teminatı olarak tesis edildiğinin ve dolayısıyla zorunlu ipotek olmadığının anlaşıldığı, resmi senette yer alan söz konusu kayıtlar karşısında, lehine ipotek tesis edilen T.C.... Bankası A.Ş.'nin ............ tarihli cevabi yazısında, ipoteğin konut kredi sözleşmesinden kaynaklandığını bildirmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, o halde mahkemece, taşınmaz üzerindeki ipoteğin zorunlu ipotek niteliğinde olmadığı ve ipoteğe konu kredi borcunun devam ettiği dikkate alınarak meskeniyet şikayetinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Raporda siloların fabrikanın amacına uygun çalışarak üretim yapması için gerekli ve zorunlu oldukları, ancak siloların fabrikaya zarar vermeden sökülebileceği ve fabrikanın mütemmim cüz’ü niteliğinde olmadığı şeklindeki değerlendirmelerin çelişkili olduğu, bu hali ile söz konusu raporun uyuşmazlık konusu olayın çözümüne yeterli açıklık ve netlikte olmayıp hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu durumda, mahkemece yapılacak işin; şikayete konu mahcuzların gerçekte TMK.nun 684 ve 686. maddelerinde açıklandığı gibi, mütemmim cüz ve teferruat niteliğinde olup olmadıkları, konusunda uzman bilirkişilerden Yargıtay denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte rapor- ek rapor alınarak usulüne uygun olarak tespit edildikten sonra, mütemmim cüz ve teferruat niteliğinde olduklarının belirlenmesi halinde, TMK.nun 686/1 ve 862/1 maddeleri gereğince rehin kapsamında kaldıklarından haczedilemeyecekleri göz önünde tutularak; mütemmim cüz ve teferruat niteliğinde bulunmayan mahcuzların ise haczedilebilecekleri düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olduğu-