Mahkemece, "öğrenme tarihine göre yasal yedi günlük süreden sonra yapılan haczedilmezlik (meskeniyet) şikayetinin süre aşımından reddi gerekirken işin esası incelenmesi"nin maddi hata olacağı, maddi hataya dayalı bozmaya uyulmasının usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı-
Tebligatın usulsüzlüğü şikayetinin ve meskeniyet şikayetinin süreden reddinin isabetli olduğu- İİK. mad. 106 ve 110'a dayanan şikayetin istinafı/temyizi kabil olmadığı-
28.02.2009 tarihinden sonra kullanılan kredilerde emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakatlerin önceden verildiği gerekçesiyle geçersizliğinden ve haksız şart teşkil ettiğinden bahsedilemeyeceği- Blokenin kaldırılması/alacak davasına ilişkin uyuşmazlığın sözleşmeye bağlılık ve ahde vefa ilkesine çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği-
Sözleşmeye bağlılık, ahde vefa ilkesi ve tarafları bağlayan sözleşme hükümleri gereğince davacının kullandığı kredi borcunu tahsil amacıyla emekli maaşına bloke konulmasına muvafakat etmesinin hukuken geçerli olduğu bu nedenle emekli maaşına uygulanan blokenin, haciz işleminin kaldırılmasına ve kesilen paranın faiziyle birlikte iadesine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-
Borçlunun, daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için, ipoteğin, ya mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması, ya da, kurulan ipotek zorunlu değil ise, en geç haciz tarihi itibariyle ipotek borcunun ödenmiş olması gerektiği- Borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, haciz tarihi itibariyle ipotek borcunun ödenmemiş olması halinde adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunmasını engelleyeceği-
Borçlunun, haczedilen taşınmazının; hâline uygun mesken olduğundan haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden şikâyet yolu ile talep ettiği, alacaklının da icra mahkemesinde duruşma sırasında şikâyetin reddini talep ederek şikâyete karşı koyduğu, hacze konu taşınmazın hâle uygun mesken değerinden daha fazla değerde olduğu yapılan keşifle tespit edildiğinden, şikâyetin kısmen kabulüne kabul verilmesi sonucunda alacaklının kısmen haksız çıktığı; şikâyet sonunda hükmedilecek vekâlet ücretinin de yargılama giderlerine dahil olup, şikâyet yoluna başvuran kişinin kendisini vekille temsil ettirdiği, şikâyetin kısmen kabulü nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin madde 11/3'e göre; borçlu yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, öte yandan; HMK'nın 326. maddesi uyarınca, diğer yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırılmasının zorunlu olduğu, hâl böyle olunca; bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerektiği Genel kredi sözleşmesi uyarınca verilen ipoteğin bu türden sosyal amaçlı verilen kredilerden olmadığı- Haciz tarihi itibariyle ipoteğe bağlı borç ödenmemişse genel kredi sözleşmesi, dolasıyla kurulan ipoteğin, meskeniyet şikayetinde bulunmayı sağlamayacağı-
K. takdirine itiraza ilişkin kararın temyiz kabiliyetinin bulunmadığı- Satış ile üçüncü kişiye geçen mülkiyetin, tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmeyeceği- Taşınmazın maliki olmayanın meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı-
Alacaklının "borçlusunun alacaklı olduğu dosyaları UYAP sisteminden sorgulamasının yapılmasını" icra dairesinden talep edebileceği-
Borçlunun haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının ve birbirine karıştırılmasının, haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmesi gerekeceği, mahkemece, şikayete konu haczedilen hesaplar üzerinde bilirkişi tarafından, haczedilen paraların niteliklerinin belirlenmesi, hesapların havuz hesabı olması hususunda yapılan incelemede, bankadan gelen yazıda dikkate alınarak ilgili hesabın karma hesap olduğu, idarenin tüm cari işlemlerinin bu hesap üzerinden yapıldığı belirlenmiş olduğundan, böyle bir durumda borçlunun hesaplardaki paraların haczedilmezliğini ispatlayamadığının kabulü gerekeceği-