5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinde düzenlenen şartlı bağışların haczedilemeyeceğine ilişkin hükmün emredici nitelikte olduğu-
İcra Mahkemesi'nce, borçlunun, ailesi ile birlikte barınabileceği haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, satılmasına karar verilmesi ve satış bedelinden kanunda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılması, kalanının hak sahiplerine ödenmesi gerekeceği-
İdarece alınan teminatların haczedilemeyeceği, bu işlemin iptali için  üçüncü kişi Milli Savunma Bakanlığının icra mahkemesine süresiz olarak şikayet yoluna gidilebileceği- Takip borçlusunun, Milli Savunma Bakanlığı nezdinde yürüttüğü işlerin, 2886 s. Devlet İhale Kanunu ile 4734 s. Kamu İhale Kanunu kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiği-
Mahkemece, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunu'nda açıklanan ilke ve kurallar gözetilerek şikayete konu haczedilen Vakıflar Bankası Valide S. Şubesi’ndeki hesaplar üzerinde, Yargıtay denetimine imkan tanıyacak şekilde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, haczedilen paraların niteliklerinin ve dolayısıyla haczi kabil olup olmadıklarının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece; İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesinde belirtilen ilkeler ışığında gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra, borçlunun ve ailesinin geçimini sağlaması için yeterli arazi miktarı ile arazi üzerinde yetiştirilebilen ürün de dikkate alınarak, borçlunun, İİK.'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 4.ve 7. bentleri kapsamında faaliyetlerini sürdürebilmesi için traktöre ihtiyacı olup olmadığı, ihtiyacı varsa şikayete konu traktörün kıymeti ve borçlunun haline münasip traktörü alabilmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, traktörün kıymeti, borçlunun haline münasip traktörün bedelinden fazla ise satılmasına, satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen traktörü alabilmesi için gerekli olan paranın borçluya bırakılmasına, kalanın hak sahiplerine ödenmesine karar verilmesi gerekeceği-
Birinci haciz ihbarnamesine üçüncü kişi tarafından itiraz edilmiş olması halinde, alacaklının İİK. mad. 89/4 gereğince tazminat davası açması mümkün olduğu ve bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasına engel bir durum olmadığı-
5393 sayılı Yasa'nın 15/son maddesinin, "haciz işleminin sadece gösterilen mal üzerine uygulanacağına" dair kısmının iptal edilmiş olması nedeniyle, aynı maddede yer alan; "Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez" hükmü gözetilmek suretiyle belediye mallarının haczinin mümkün olduğu, icra müdürlüğünün, borçlunun gösterdiği malların dışında kalan alacaklının talep ettiği diğer mallar üzerine de haciz uygulamak zorunda olduğu-
Meskeniyet şikayeti sırasında, İİK. mad. 22 gereğince verilmiş icranın durdurulması kararı bulunmadığından, taşınmazın ihaleye çıkartılabilmesi için, meskeniyet şikayetine konu ilamın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmediği gibi bu hususun İİK'nun 134. maddesinde düzenlenen ihalenin feshi nedenleri arasında da yer almadığı-
Meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinde, borçlunun haciz tarihi itibariyle kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kimler olduğunun, bu kişiler adına kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığının, geçimlerini nasıl temin ettiklerinin de belirlenmesi suretiyle borçlunun sosyal ve ekonomik durumunun usulünce saptanması, sonrasında bilirkişiden ek rapor alınarak, borçlunun daha mütevazi semtlerde haline münasip evi alabileceği değerin açık, net ve tek rakam olarak tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Şikayete konu taşınmaz borçlu adına kayıtlı olmayıp, taşınmaza İİK'nun 85. vd. maddelerine uygun konulmuş bir haciz de bulunmadığı nazara alınarak borçlunun şikayette aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gibi şikayetin konusu da olmadığından, şikayetin reddi gerektiği-