Borçlunun, meskeniyet şikayetinde bulunduğu semtte veya o yere yakın semtte meskeninin bulunması zorunlu olmadığından, borçlunun daha mütevazi semtlerde edinebileceği haline münasip meskenin değerinin belirlenmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu- Mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınarak, borçlunun bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip evi alabileceği değerin belirlenerek, bu tespitten sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerektiği-
İcra Mahkemesi'nce bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, ... ada ... nolu parselin yapı ve arsa değeri toplamının 132.502,95 TL olduğunun belirlendiği; bu değerle ilgili bozma yapılmadığı, sadece borçlunun ailesi ile birlikte oturabileceği haline münasip ev değerinin hesaplanması yönünden ek rapor alınması için hükmün bozulduğu; bozma ilamına uyulduğu halde, ... nolu parselin değerinin yeniden belirlenmesi ve aradan geçen zamana rağmen daha düşük olarak değer bildiren raporla sonuca gidilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece, 85,000 TL olarak belirlenen davacının haline münasip evin değeri ve ilk raporda 132,502,95 TL olarak belirlenen mahcuzun değeri esas alınıp, taşınmazın satılmasına, borçlunun haline münasip alacağı evin değerinin satış bedelinden ayrılarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması gerektiği-
Şikayetçinin henüz adına tescil edilmeyen taşınmazdaki haczin kaldırılmasını istemek konusunda şikayet hakkının doğmadığı; üçüncü kişinin taşınmaz adına tescil yapılmadan şikayet hakkının kullanamayacağı-
Emekli maaşının haczedilmesi ve bir süre bu durumun devam etmesi halinde, hacizle tahsil edilmiş olan miktarların geri alınamayacağı; icra işlemine yapılan şikayet tarihinden sonraki miktarların geri alınabileceği-
Sadece kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminatın tahsili için yapılan icra takiplerinde idarelerin mal, hak alacaklarının haczedilemeyeceği-
Meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan üçüncü kişinin bu şikayette bulunmaya hakkının olmadığı-
Haciz işleminin sadece gösterilen mal üzerine uygulanacağına dair kısmının iptal edilmiş olması nedeniyle, icra müdürlüğünce belediyenin tüm malları üzerine haciz konulmasının mümkün olduğu, borçlu belediyenin 5393 sayılı Yasa'nın 15. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunması halinde, haczedilen malın anılan madde uyarınca haczinin mümkün olup olmadığının değerlendirileceği-
Adi ortaklığın malları üzerine haciz konulması halinde bu hususun, ortaklardan her biri tarafından şikayet konusu yapılabileceği-
İcra mahkemesince, borçlunun ailesiyle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmesi ve satış bedelinden İİK.82/12'de belirtilen mesken için gerekli olan miktarın borçluya bırakılması, kalanının alacaklıya ödenmesi gerekeceği-
Asıl olan, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan, kural olarak borçlunun tüm mallarının haczinin mümkün olduğu, bir malın haczedilememesi için yasal bir düzenlemenin bulunmasının zorunlu olduğu, haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerekeceği-
