Takip konusu alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının belirgin olması halinde, «rehinle karşılanamayan alacak kısmı için» alacaklının «asıl borçlu» ve «kefilleri» hakkında tahsilde tekerrür almamak kaydıyla «genel haciz» veya «kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla» takip yapılabileceği—
Faizsiz ve süresiz olarak kurulmuş olan ipoteklerde, borcun muaccel hale gelmesinin borçlunun temerrüde düşürülmesine bağlı olduğu, bu durumda borçlunun ihtar ile temerrüde düşeceği ve alacaklının ihtardan itibaren temerrüt faizi isteyebileceği -Daha önce alacaklının ihtar göndermemiş olması halinde, borçlunun ödeme emrinin kendisine tebliğ ile temerrüde düşeceği ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi ödemekle yükümlü olacağı–
Ayni alacak için birden fazla taşınmaz üzerinde ipotek kurulmuş (toplu rehin) olması halinde, alacaklının taşınmazların tümünün paraya çevrilmesini istemek zorunda olduğu, bu durumda hangi taşınmazın önce satılacağını icra müdürünün belirleyeceği–
‘İpoteğin borçlu bulunulan ……. TL’nin teminatı olmak üzere tesis edildiği’nin belirtilmiş olması halinde ipoteğin ‘anapara ipoteği’ sayılacağı–
"Üst sınır ipoteği" olarak kurulmuş olan ipoteklerin, ipotek akit tablosunda "ipoteğin, borcun eklentilerini de kapsayacağı" (faiz, gider vergisi gibi eklentilerin de ana paraya ekleneceği) öngörülmüş dahi olsa, ipotek veren kişilerin sorumluluğunun yine limitle sınırlı olacağı–
İpoteğin «bir yıl (altı ay) müddetle (vâde ile) faizsiz» olarak kurulmuş olması halinde, alacaklının belirtilen bir yıllık süre geçtikten sonra «temerrüt faizi» talep edebileceği—
Bir «cari hesap» ve «işleyecek kredi»nin teminatı olarak kurulmuş olmayan teminat ipoteklerinde, borca itiraz üzerine doğan uyuşmazlığın icra mahkemesinde çözülemeyeceği (alacaklının, icra mahkemesinden «itirazın kaldırılması»nı isteyemeyeceği—
«Asıl borçlu» takipte taraf olarak gösterilmeden, «ipotek veren üçüncü kişi» (taşınmaz maliki) hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağı—