«Üst sınır ipoteği»nde (=«teminat ipoteği»nde = «maksimal ipotek»de = «azami meblağ ipoteği»nde) ipotek veren kişinin sorumluluğu - ‘faiz’, ‘komisyon’, ‘icra giderleri’, ‘vekalet ücreti’ vb. gibi her türlü eklentiler dahil- ipotek limiti ile sınırlı olduğundan (MK. 845), alacaklının bu limiti aşar şekilde «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile -ilamsız - takip yapamayacağı—
İpotekli takiplerde -ipotek ister «kesin borç ipoteği» ister «limit ipoteği» olsun alacaklının ipotek aktinde atıf yapılan «sözleşme»deki faiz oranlarına göre faiz talep edebileceği—
Borçlunun kredi borcu için taşınmazını ipotek etmiş olan üçüncü kişinin -ayrıca kredi sözleşmesinde «müteselsil borçlu» ya da «kefil» konumunda olmadıkça- sorumluluğunun taşınmazla sınırlı olduğu, kişisel sorumluluğunun bulunmadığı—
İpotek veren üçüncü kişi konumunda bulunan borçlunun aynı zamanda kredi sözleşmesinde «müşterek borçlu, müteselsil kefil» konumunda bulunması halinde, bu borçlu hakkında da, ipotek dışında kalan miktar için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla takip yapılabileceği—
Alacaklının takip talebinde açıkça «takibin ipotek belgesine dayandığı»nı belirttikten sonra, takip yolu olarak «haczen» kelimesini yazmış olmasının geçersiz olup bir anlam taşımayacağı—
MK. 851/I uyarınca ipoteğin kural olarak «miktarı Türk parası ile gösterilen» belli bir alacak için kurulabileceği, «yabancı para üzerinden» ipotek kurulabilmesinin koşullarının MK. 851/II ve devamında düzenlenmiş olduğu—
Anapara ipoteklerinde ‘limit ipotekleri’nden farklı olarak ihtarname gönderilmesine gerek bulunmadan borçlu hakkında takipte bulunulabileceği–
İpoteğin «TL olarak» kurulmuş olması halinde, ana paranın ipotek akit tablosundaki miktara göre istenebileceği, yabancı para üzerinden düzenlenen kredi sözleşmesindeki miktarın talep edilemeyeceği (Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin yabancı para üzerinden düzenlenmiş olmasına karşın, ipoteğin yabancı para ipoteği olarak kurulmamış olması halinde, alacaklının ancak Türk parası üzerinden takibe geçebileceği)—
MK’nun 887. maddesi uyarınca ipotekli taşınmazın malikinin borçtan şahsen sorumlu olmaması halinde, alacaklının ödeme talebinin ona karşı etkili olmasının bu talebin hem borçluya hem taşınmaz maliki üçüncü kişiye yapılmış olmasına bağlı olduğu -sadece asıl borçlu hakkında takip yapılmış olması halinde, ipotek veren üçüncü kişi hakkında da takip yapılması ve bu takibin asıl borçlu hakkında yapılmış olan takiple birleştirilmesi gerekeceği—