Mahkemece verilmiş olan ‘ipotekli taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptaline’ ilişkin kararın, mahkemece ayrıca takibin durdurulmasına yönelik bir tedbir kararı verilmiş olmadıkça, alacaklının başlattığı ‘ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile’ yaptığı icra takibini etkilemeyeceği–
Teminat ipoteklerinde, ipotek akit tablosunda faize ilişkin açık bir hüküm bulunmaması halinde borçlulardan ihtarla ‘temerrüde düşürdüğü tarihten itibaren’ –limit dahilinde kalınarak- faiz istenebileceği–
İpoteğin ‘üst sınır ipoteği’ (azami meblağ ipoteği) olması halinde borçlunun sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olarak sorumlu olduğu–
Takip konusu borcun birden fazla borçlusu bulunması halinde, alacaklının bunlardan birisinin ikametgâhının bulunduğu tüm borçlular hakkında icra takibi yapabileceği, ancak bu hükmün (kuralın) yalnız "borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili olan) icra dairesinde takip yapılması halinde" geçerli olacağı, takipte böyle bir durum söz konusu olmadığından alacaklının, borçlunun yetki itirazının kaldırılması isteminin reddi gerekeceği-
“Asıl borçlu” ile “ipotekli taşınamaz maliki üçüncü kişi” arasında «zorunlu takip arkadaşlığı» bulunduğu—
Taşınmaz rehninin, taşınmazın bütünleyici parçalarını (ve eklentilerini) da kapsayacağı—
Alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklının mahkemede “alacak davası” açıp, alacağı ilamı –“tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla”- yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip konusu yapabileceği—
Alacağın muacceliyetinin, bir ihbarın yapılmasına bağlı olan durumlarda, alacaklının hem asıl borçluya ve hem de -borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan- ipotekli taşınmazın malikine, muacceliyet ihbarında bulunmadan icra takibi yapamayacağı (MK. mad. 887).