Takibe dayanak belgede tedavüle çıkarıldığı sırada tanzim yeri yazılı bulunmadığından kambiyo senedi vasfının olmadığı, eksikliğin sonradan giderilmiş olmasının sonuca etkili olmadığı, o halde, mahkemece İİK.nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar vermek gerekeceği-
Çizilmiş ciroların bulunması, senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmaz ise de, alacaklının çizilmiş ciro imzasının ait olduğu şahsı takip hakkının bulunmadığı-
Takip dayanağı senedin tanzim tarihinin 08.11.2013, vade tarihinde 30.09.2013'ün yıl bölümünde “3”ün “4” yapıldığı ve keşideci parafı olmadığından, bononun tahrifat öncesi tanzim tarihinin vade tarihinden sonra olması halinde bono niteliği yok ise de borç kabul edildiğinden İİK'nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca aynı maddenin ikinci fıkrasına göre senedin kambiyo senedi niteliği olmadığı gerekçesi ile takibin iptal edilemeyeceği-
Çift vade bulunması nedeniyle her iki senedin de kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı-
Takibin iptaline karar verilmesi halinde, iptalin dayanağı İİK’nun 170/a maddesi olup anılan yasa maddesinde tazminat öngörülmediği halde alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması doğru bulunmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerektiği-
Düzenlenme yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfının bulunmadığı, Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince bu hususun icra mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takibe konu çekte keşide yeri olarak gösterilen ''Side'' anılan çekin keşide tarihinden önce mahalleye dönüştüğünden bu yerin idari birim olmadığı ve dolayısıyla dayanak belgenin keşide yeri unsurunu taşımadığı, öyleyse, kambiyo senedi niteliği bulunmayan bu belgenin kambiyo takibine konu edilemeyeceği-
Tanzim yeri olarak idari birim adının yazılması yeterli ve zorunlu olup, ayrıca adres gösterilmesi mecburiyetinin bulunmadığı- Takip dayanağı bonolarda tanzim yeri unsuru bulunmadığından anılan belge kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, adi senet hükmünde bulunduğundan bu belge, on yıllık zamanaşımına tâbi olup; sözkonusu senetteki alacak  ile ilgili olarak on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı- Takip dayanağı bonoyu ciro yolu ile elinde bulunduran alacaklının, şikayetçi keşideci ve aval veren hakkında takibin kesinleşmesinden sonra devam eden takip işlemleri sırasında, şikayetçi borçlular yönünden (3 yıllık) zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığından mahkemece takibe konu bono yönünden istemin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği-
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken TTK'nun 688. maddesi hükmüne göre, bonoda tanzim tarihinin bulunmasının zorunlu olduğu ancak bu tarihin gerçeğe uygun olması gerekmeyeceği, somut olayda takibin iptaline karar verilen senedin ve ihtiyati tedbir kararında belirtilen senedin aynı senet olduğu, takibe dayanak senedin tedavüle çıkarıldığı sırada tanzim tarihi yazılı bulunmadığı ve tanzim tarihinin takipten sonra tamamlandığı görüldüğünden kambiyo senedi vasfı taşımayacağı, eksikliğin sonradan giderilmiş olmasının sonuca etkili olmayacağı, mahkemece İİK.nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği -
Takibe konu bononun düzenlenme tarihi ile vade tarihinin aynı olmasının, senedin kambiyo vasfına etki etmeyeceği-