Takip dayanağı senet üzerinde düzenlenme yerinin açıkça gösterilmemiş olduğu, senedin keşidecisinin adının yanında ise “Bağcılar Mah. E. alataş Cad. Dış kapı 6-9 iç kapı 7” şeklinde adresin yer aldığı ve bu adresin bir idari birim adını içermediği, dolayısıyla senedin, düzenlenme yerinin bulunmaması nedeniyle kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı-
Bonodaki imzanın borçluların eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklının, imzaya itirazı kabul edilenlere karşı başlattığı takipte ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği-
Bonoda ilk cironun lehdara ait olması gerekeceği, lehtarın cirosundan önce başka ciro yapılması ve daha sonra da lehtarın cirosunun bulunması halinde ise, lehtarın cirosundan önceki ciroların yok sayılacağı-
İcra mahkemesinin, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebileceği-
Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve paraf imzasının da sahte olduğu yönündeki itirazların, çizimi özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK.'nun 266.maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi ile sonuçlandırılması gerekeceği, çek, keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı çekin keşide tarihindeki ve bedel kısmında değişiklik yapıldığı ve yapılan bu keşide tarihi ve bedel değişikliğine dair her iki düzeltmenin yanında da parafın bulunduğu ve keşideci tarafından atılmadığının iddia edilmediği, çekin keşide tarihine göre süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği, ciro silsilesinin düzgün olduğu, şikayetçinin iddialarını usulünce kanıtlayamadığı, keşideci tarafından yapıldığı kabul edilen keşide tarihindeki ve bedeldeki değişikliğe dair imzaya (parafa), bir itirazda bulunulmadığına göre, yapılan bu değişikliklerin geçerli olduğunun kabulü gerekeceği-
Senedin, teminat senedi olduğu iddiasının, İİK. mad. 169/a kapsamında borca itiraz olduğu- İİK. mad. 169/a-5 uyarınca; itirazın kabulü halinde, takibin "iptali"ne değil, "durması"na karar verilmesi gerektiği-
Takip dayanağı senedin ''tediye tarihi'' kısmında, ''vade'' bölümü ve bono metninde yer alan tarihten farklı bir tarih olması halinde, takibe dayanak belgede çift vade bulunduğundan, bu senedin bono niteliğinde olmadığı ve icra mahkemesince, takibin İİK.'nun 170/a maddesi gereğince re'sen iptaline karar verilmesi gerekeceği- Alacaklının, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkının bulunmaması nedeniyle İİK.'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme öngörülmediğinden, anılan bono bakımından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olacağı-
Borca itiraz dilekçesinde “... TL ödeme yapılmış olup bunun üzerinden fazla yapılan ödemeye itiraz ediyoruz...” şeklindeki beyanla borç ilişkisi kabul edilmiş olduğundan, "takibin iptali"ne karar verilemeyeceği-
Düzenlenme yeri belirlenmeyen belgenin kambiyo vasfının bulunmadığı, bu hususun icra mahkemesince re’sen nazara alınmasının zorunlu olduğu, o halde mahkemece İİK'nun 170a/2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-