Borçlu vekili tarafından verilen 01.12.2014 havale tarihli dilekçede, ''...Müvekkilim davalıya bu senedi 7 yıl önce vermiştir. Bu süreç içerisinde davalıya olan borcunu ödemiştir...'' denmek suretiyle borç kabul edilip ödendiği ileri sürüldüğüne göre; anılan İİK.'nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca, aynı maddenin ikinci fıkrasının olayda uygulanmasının ve takibe dayanak bonoların kambiyo senedi niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinde durulmasının da mümkün olmadığı-
Bonoda bulunması zorunlu olan “düzenlenme yeri” ve “düzenleyenin adresi”nin, senet keşidecisi için geçerli olup TTK.nun 614. maddesi hükmüne göre “kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan aval veren”in adresinin senette yazılı olması halinin bu zorunluluğu gidermeyeceği-
Takibe konu bonoda düzenlenme yerinin bulunmadığı, keşidecinn isminin yanında da herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı, bu durumda, mahkemece, belirtilen senet yönünden borçlu hakkındaki takibin, İİK'nun 170/a-2. maddesi uyarınca, re'sen iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı 28.12.2014 keşide tarihli çekin arka yüzünün incelenmesinde; çekin 29.12.2014 tarihinde bankaya ibraz edildiği, çekin ibrazı ve karşılıksız şerhi verilmesinden sonraki ciro ile takip alacaklısı olan bankanın ciro silsilesi içerisinde yer aldığının görüldüğü, bu durumda alacağın temliki hükmünde de olsa, takip alacaklısına yapılmış bir cironun mevcut olduğu, şu hale göre, takip dayanağı çekin ciro silsilesinde kopukluk olmayıp, anılan cironun alacaklıyı yetkili hamil kılacağı-
Takip dayanağı bonoda idari birim niteliğinde geçerli bir düzenleme yeri bulunmadığından TTK m. 776/1-f maddesi uyarınca kambiyo senedi vasfı bulunmamakla İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin tümden iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun İİK'nun 168. maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca ya da imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının ve dolayısıyla alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinde de bulunduğu gözetilerek öncelikle usulsüz tebligat şikayetinin incelenip, şikayet yerinde görülerek tebligat tarihinin düzeltilmesi ve buna göre başvurunun süresinde bulunması halinde, işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
HMK.nun 207. maddesi uyarınca, senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekeceği, aksi taktirde bu düzeltmelerin yok hükmünde sayılacağı – Tahrifat iddiasının incelenmesin HMK.nun 266. maddesi gereğince bilirkişi vasıtasıyla yapılması gerekeceği-
TTK.nun 687. maddesi gereğince borçlunun senedi “tüketici senedi” olarak vermiş olması halinde TKHK’nun 6/a maddesi gereğince “nama yazılı düzenlenmesi gerektiği” iddiasını takip alacaklısına karşı ileri süremeyeceği gibi keşidecinin bu durumu sonradan iyiniyetli hamile karşı da ileri süremeyeceği-