Taraflar arasındaki “kurum işleminin iptali” davasında, "boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama" olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması gerektiği-
Ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcı olduğundan ceza davasının kesinleşen kararında "haksız fiil faili hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamış olması" durumunda zarar gören lehine hükmedilen tazminat miktarından "bölüşük durumda" kusur nedeniyle indirim yapılması gerekmediği-
Tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklının, davalı borçludaki alacağının gerçek bir alacak olması koşulu ile borcun (davacının alacağının) iptali istenen tasarruftan önce doğmuş olmasının davanın ön koşulları olduğu- Tasarrufun iptali davasının önkoşul yokluğu nedeniyle reddi halinde, davalı lehine maktu vekalet ücreti takdiri gerekeceği-
Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup ispat yükümlülüğünün borçlu olmadığını iddia eden davacıya ait olduğu-
Rücuan tazminat işlemine ilişkin açılan davada, davalının kusurunun hangi oranda olduğuna dair bir bilirkişi raporu alınmadığı, bu konuda ceza dosyası kapsamında trafik polis memuru bilirkişi tarafından düzenlenen raporla yetinildiği; mahkumiyet halinde, maddi olgular bakımından hukuka aykırılığın varlığı noktasında ceza mahkemesi kararı, hukuk mahkemesini de bağlayıcı olduğu ancak, ceza mahkemesinin beraata ve kusur oranına ilişkin saptaması hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte olmadığı(TBK. mad. 74 – BK. mad. 53)- Davalının kusur oranı konusunda bir üniversite kürsüsü veya Adli Tıp Kurumu'ndaki uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması ve rücunun kapsamının buna göre belirlenmesi gerektiği- 
Ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayabilmesi için TBK'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerektiği, bu yönden kesinleşmiş bir karar bulunmaması halinde, hukuk hakimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz edilemeyeceği-
Bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkin açılan menfi tespit davasında, davalı aleyhine asliye ceza mahkemesinde açılan dolandırıcılık suçuna ilişkin ceza davasının sonucu beklenilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık konusu bonoların düzenlenmesine ilişkin olarak resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından görülen ceza davası sonucunda verilen hüküm temyiz aşamasında bulunduğundan, söz konusu ceza davasının sonucunun menfi tespit davasında bekletici mesele yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekeceği-
Menfi tespit davası-
Dava konusu senedin lehdarı olan davalı hakkında mahkumiyet kararı verilmişse de ceza mahkemesi kararı henüz kesinleşmediğinden ve hukuk hakimi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ile bağlı olacağından ceza mahkemesi kararının sonucunun menfi tespit davasında beklenmesinin gerekeceği-