Şikayet olunanın, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibine konu, yedieminlikten kaynaklanan alacağın, İİK'nın 138. maddesi kapsamında tüm alacaklıları ilgilendiren muhafaza masraflarından olduğu için, MTV'den de önce ödenmesi gerektiği; ancak bu muhafaza masrafının, ihale tarihinde geçerli "Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ"in 3 ve 4. maddelerinde belirlenmiş azami haddi geçemeyeceği-
Somut olayda uyuşmazlık, şikayet olunan alacağının sona ermiş olduğu iddiasına yani alacağın esasına itiraza ilişkindir ve genel mahkemelerde yapılacak yargılama sırasında çözümlenebileceği- Bu nedenle mahkemece asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece şikayet olunanın takip dosyası yönünden borçluların takibi öğrendikleri tarihe değer verilmeksizin sonuca gidilmişse de Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinin, muhatabının tebliğe muttali olması halinde tebligatı geçerli saydığı-
Birleşen davada şikayetçi tarafından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 09.05.2014 tarihinde haciz konmuş olup, 16.09.2014 tarihinde satış talebinde bulunulmuş ve 01.10.2014 tarihinde satış avansı yatırıldığı-Bu haliyle birleşen davada şikayetçinin haczinin asıl davadaki şikayetçi ile şikayet olunanın haczinden önce ve ayakta olduğunun açık olduğu- Bu itibarla birleşen davada şikayetçinin haczinin önce olduğu nazara alınarak sonuca gidilmesi gerektiği-
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, İİK 142.maddesinde açıkça "her alacaklı" denilmek suretiyle şikayet hakkı borçluya teşmil edilmeyecek şekilde ifade edilmiş olduğundan, borçlunun şikayet hakkı bulunmadığı gibi, bir alacaklının sırasına itiraz etmekte borçlunun hukuki yararı, dolayısıyla da şikayetçi-borçlunun aktif husumet ehliyeti bulunmadığı "gerekçesiyle şikayetin reddine" karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı- Somut olayda hak düşürücü sürenin son günü olan 21.05.2017 tarihinin Pazar gününe rastladığı bu durumda 10 günlük hak düşürücü sürenin bitimi 22.05.2017 tarihi olacağından, şikayetçi vekilinin istinaf isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekeceği-
İİK'nun 142. maddesi hükmünde yer alan "alakadarlar" ifadesinin, kural olarak 'borçlu'yu değil, "şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan ve kendisine pay ayrılan alacaklıları" ifade ettiği- Şikayetin, kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara, diğer anlatımla kendine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklılara yöneltilmesi gerektiği-
İİK'nın 4. maddesi gereğince, takip hangi icra dairesinden başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu-
SGK'nın prim alacakları yönünden 5510 s. K. mad. 88/20'ye dayalı olarak şirket yöneticisi ve kanuni temsilcisi hakkında "doğrudan" takip yapabileceği- Vergi daireleri yönünden ise 6183 s. K. mad. 35 ve mükerrer mad. 35 ile VUK. mad. 10'da belirtilen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, her bir kamu alacaklısının bedeli paylaşıma konu taşınmaza haciz uygulatma yetkisine haiz olup olmadığının ve haciz yetkisine sahip olan idarelerin, satış tarihi itibariyle sıra cetvelinde esas alınması gereken alacak miktarlarının tespiti amacıyla bilirkişiden rapor alınması gerektiği- Hükmün gerekçesinde, yeni sıra cetvelinin hangi esaslara göre düzenleneceğinin, alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğinin saptanması gerektiği-
Sıra cetveline itiraz davası açılması nedeniyle kendisine ayrılan bedel geç ödenen alacaklının (sıra cetveline itiraz eden alacaklıdan) tazminat isteminde bulunamayacağı (ve payını almak adına sunduğu teminat mektubu için ödediği komisyon ücretini talep edemeyeceği)-
Sıra cetveline itiraz davalarında, itirazın kapsamı yalnızca alacağına itiraz edilen alacaklının sıra cetveline giren alacak miktarı ile sınırlıdır. Bu durumda mahkemece, davacının hükmü temyiz etmemesine dayalı olarak davalı yararına oluşan usuli müktesap haklar da dikkate alınarak, davalının 5 ayrı haciz bildirimine dayalı alacaklarının hangilerine sıra cetvelinde yer verilmiş olduğu ve yer verilenlerden zamanaşımına uğramış haczi bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
