"Şikayet olunanın ipoteğinin yasal süresinde takibe konu edilmediğini, satış bedelinin tümünün müvekkilinin alacaklı olduğu dosyaya aktarılmasının gerektiğini, ipotek resmi senedine göre icra takibinin ... yılı sonuna kadar açılması gerektiğini, ipoteğin limit ipoteği olduğunu, faiz işletilemeyeceğini, limit tutarı kadar ödenebileceğini, kalan tutarın müvekkiline ait dosyaya ödenmesi gerektiğini, söz konusu alacak için faiz işletilse dahi ipotek tesis tarihinden itibaren kanuni faiz işletilebileceğini, satış bedelinden tapu harcının tamamının değil, 1/2 oranının düşülmesi gerektiğini" ileri süren şikayetçinin iddiaların "sıra cetveline şikayet" mahiyetinde olduğu-
Maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamanın sıra cetveli niteliğinde olmadığı- Maaş hacizlerinde üst sıralarda bulunan alacaklar aleyhine açılan davaların genel muvazaa mahiyetinde olduğu ve bu davalarda genel ispat kuralları geçerli olduğu- Mahkemece, usulüne uygun düzenlenmiş bir sıra cetveli olmamasına rağmen, "davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği" gerekçesiyle ispat yükünün davacı yerine davalıya yüklenmesinin hatalı olduğu-
Maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamanın sıra cetveli niteliğinde olmadığı- Maaş hacizlerinde üst sıralarda bulunan alacaklar aleyhine açılan davaların genel muvazaa mahiyetinde olduğu ve bu davalarda genel ispat kuralları geçerli olduğu- Mahkemece, davanın süresinde açıldığının kabulü ile ispat yükü de davacıya yüklenerek uyuşmazlığın (TBK mad. 19) genel muvazaa ilkelerine uygun olarak çözümlenmesi gerektiği, davanın yasal süresinde açılmadığının (İİK. mad. 142/1) kabulü ile reddinin hatalı olduğu-
Kamu alacağı imtiyazlı olup, alacaklısının İİK. mad. 106, 110 uyarınca, 6 aylık ve 1 yıllık sürelerde satış istemesine gerek bulunmadığı- Hakkında herhangi bir şikayette bulunulmayan alacaklının şikayet olunan olarak gösterilmesi ve tebligat çıkarılması, yargılama sonunda da hakkında hüküm kurulmamasının ve yargılama giderinin de birden fazla şikayet olunan olduğu halde hangi şikayet olunandan tahsiline karar verildiği hususuna hükümde yer verilmemesinin hatalı olduğu-
Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün, davalı alacaklıda olduğu- Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bononun, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli olmadığı-
Davacı taraf, "alacağının niteliğine göre davalı vergi dairesine ilk sırada pay ayrılmaması gerektiğini" ileri sürdüğünden, bu itiraz davalının alacağının esasına ya da miktarına yönelik olmadığından, itirazı inceleme görevinin icra mahkemesine ait olduğu-
Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikayet yolu ile ortadan kaldırılmaması halinde, haczin düşmeyeceği (İBK 16.02.2018 T. 4/1)-
Maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamanın sıra cetveli niteliğinde olmadığı- Maaş hacizlerinde üst sıralarda bulunan alacaklar aleyhine açılan davaların genel muvazaa mahiyetinde olduğu ve bu davalarda genel ispat kuralları geçerli olduğu- Mahkemece, usulüne uygun düzenlenmiş bir sıra cetveli olmamasına rağmen, "davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği" gerekçesiyle ispat yükünün davacı yerine davalıya yüklenmesinin hatalı olduğu--
Motorlu Taşıtlar Vergisi, bedeli paylaşıma konu aracın aynından kaynaklanması nedeniyle rüçhanlıysa da, yedieminlikten kaynaklanan alacağın, İİK. mad. 138 kapsamında tüm alacaklıları ilgilendiren muhafaza masraflarından olduğu için MTV'den de önce ödenmesi gerektiği- Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ'in 3. maddesinde mahcuz aracın günlük muhafaza ücretinin belirlendiği, 4. maddesi uyarınca ise, alınacak bedelin azami haddi geçemeyeceği-
Yedieminlikten kaynaklanan alacağın, İİK. mad. 138 kapsamında tüm alacaklıları ilgilendiren muhafaza masraflarından olduğu için MTV'den de önce ödenmesi gerektiği- İhale tarihinde geçerli Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ'in 3. maddesinde mahcuz aracın günlük muhafaza ücreti belirlendiği, 4. maddesi uyarınca ise, alınacak bedelin azami haddi geçemeyeceği-