Davacı-karşı davalı eş (kadın) annesinden gelen para ile aracın kredi borcunu kapattığı ve bu paranın, aracın borcu ve kadın eşin kişisel malı olduğu-
Davacı, eşyaları almasına izin verilmediği iddiasıyla bu davayı açmışsa da, davacının eşyaları 2010 yılında almak istediği, dosyadaki tutanağın ise 2011 yılında düzenlendiği, genel hayat deneyimleri gereğince taşınır nitelikteki takıların davacının üzerinde olduğunun kabulü gerektiği, aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği-
Davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağı, gösterdiği delillerle kanıtlanamamış, ancak, karşı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı halde, kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamış ise, mahkemece ziynet alacağı istemiyle ilgili olarak davalı-karşı davacı kadına yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, kabul edildiği takdirde usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekeceği-
Kadına düğünde takılan altınların, davacı-karşı davalı (koca) tarafından bozdurulduğu kabul edilmiş ve bilirkişi raporu esas alınarak, tespit edilen bedel hüküm altına alınmış ise, bilirkişinin belirlediği bu miktara takı parası da dahil olacağından, mahkemece reddedilen takı parasının, bu defa ziynet eşyalarının bedeline dahil edilerek, bu bedel için de hüküm altına alınmasının usul ve yasaya aykırı olacağı-
Davalı-karşı davacı kadının, dava dilekçesinde yıldız set diye tabir edilen küpe, gerdanlık ve saatten oluşan 24 ayar takı setinin aynen veya bedelini istediği davada, bilirkişi raporunda saatin varlığı ve değeri tespit edilmiş ise, saat yönünden de davalı-karşı davacı kadının talebinin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Boşanma davasında, davalı kadının ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün olmazsa bedelinin tahsiline karar verilmesini istediği davada, bu isteğin boşanmanın eki niteliğinde olmayacağı ve davalı kadın tarafından harcı yatırılarak açılmış bağımsız bir dava veya karşılık dava da bulunmuyor ise, mahkemece, “Bu konuda karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekeceği-
Davalının meskenin satımı suretiyle elde ettiği paranın, dava konusu taşınmazın alımına harcandığı ve davalının kişisel malı olduğunun belirlendiği-
Tarafların evlendiklerinde davacıya takılan ziynet eşyalarının iadesine ilişkin davada, tanık ifadelerine göre , davacının giderken bunları götürmediğinin ve ziynet eşyaları ile çeyiz eşyalarının davalı tarafta kaldığının anlaşılması halinde, ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davalarında davacının seçimlik hakkı olacağı ve davacının, dava konusu eşyaların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini isteyebileceği gibi, bu isteklerden yalnız birini de dava konusu yapabileceği-
Ziynet eşyalarına ilişkin talep kısmen kabul edilmiş ve hükümde adet ve cinsleri belirtilen ziynetlerin aynen, mümkün olmadığı taktirde değerlerine karşılık 11.530 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olduğundan, infazda duraksamaya yol açmamak adına, kabul edilen ziynetlerin her birinin (ayar, gram v.s. gibi) niteliklerinin ve her birinin değerlerinin ayrı ayrı hüküm yerinde gösterilmesi gerektiği-
Kadına ait ziynet eşyalarının iade edilmemek koşuluyla kocaya verildiği kanıtlanmadıkça koca bunları iade etmekle yükümlü olup davalı-davacı kadın, dava dilekçesinde ziynetlerin kocası tarafından araba alınmak üzere bozdurulduğunu iddia etmiş; bu iddiasını tanık anlatımı ve kocanın kısmi ikrarı ile kanıtlamış olduğundan, davalı-davacının ziynetlere ilişkin davasının kabulüne karar verilmesi gerekeceği-