Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerlerinin o eşin kişisel malı olduğu-
Davacı-davalı ( koca ) son oturumda, eşine ait ziynetlerin bozdurulup ev alındığını kabul etmiş olduğundan davacı-davalı, evle ilgili eşi tarafından bu konuda açılmış bir dava olduğunu bildirdiğine göre, sözü edilen dava dosyasının getirtilip, davalı-davacının o davadaki isteğinin değer artış payı alacağını kapsayıp kapsamadığı, değer artış payı alacağı da talep edilmiş ise; katkının ziynetlerin bozdurulması suretiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması ve sonucuna göre ziynetlerle ilgili hüküm tesisi gerekeceği-
Uyuşmazlığın çözümünde 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Yasasının, eşler arasındaki mal rejimini düzenleyen 202 ve devamı maddeleri ile kişisel malları düzenleyen aynı yasanın 220. maddesinin de tartışılması gerektiği, bu maddelerin de Türk Medeni Yasasının 2. kitabında yer aldığı ve aile mahkemesinin görevi kapsamında olup, bağımsız aile mahkemesi kurulu olan yerlerde bu mahkemece, bağımsız aile mahkemesi kurulu olmayan yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye mahkemesince davanın görülmesi gerekeceği-
Taraflar arasında boşanmanın gerçekleşmiş olmasının görev konusuna bir etkisinin olmayacağı-
Evlenme sebebiyle kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılacağı, ziynetlerin geri istenmemek üzere bozdurulup harcandığının ispat yükünün davalıya ait olacağı-
Boşanma davasından sonra açılan ziynet ve çeyiz eşyalarının iadesi, mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesi isteminde, davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekeceği-
Katkı payı alacağı davası- Protokolde “tarafların mal talepleri yoktur” ibaresinin bulunması-
Çeyiz ve ziynet eşyasıyla ilgili maddi tazminat hakkında bu eşyaların cins, nitelik, sayı olarak hangi eşyalardan oluştuğunun bu eşyaların talep edilen bedeli hakkında açıklaması istenerek, sunulan delillerin değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği, davacının evlilik gideri ve işten ayrılmaya dayalı kazanç kaybı nedeniyle istenilen tazminatın genel hükümlere tabi olarak istenebileceği ve bu nedenle Aile Mahkemesi görevli olmadığından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği-
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup, kadın, dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını,daha öncede götürme fırsatı elde edemediğini ispat edemediğinden, mahkemece hataya düşülerek hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu- 
Davacının "altın set" isteği bulunmadığı halde, istek dışına çıkılarak bir adet 22 ayar setin de hüküm altına alınmasının doğru olmadığı-