Davacıların davalıya ödemeleri gereken borç miktarının saptanması ve son kayıt malikinin 4721 sayılı TMK'nun 1023. maddesi kapsamında iyiniyetli olup olmadığının belirlenmesi açısından dinlenen taraf tanıkları yeniden dinlenerek açıklığa kavuşturulması, bu inceleme yapılırken davalının son kayıt maliki ile birlikte iş yaptığı beyanının da değerlendirilmesi, son kayıt malikinin iyiniyetli olmadığı saptanır ise 6098 sayılı TBK'nun 97. maddesi uyarınca davacıların ödemesi gereken borç miktarının mahkeme veznesine depo edilmesi için davacılara süre verilmesi, depo edildiği takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmazlarda Devletin tapu sicilini tutması, hak ve işlem güvenliğinin sağlanabilmesinin bir güvencesi niteliğinde olup sistemin tam olarak yerine getirilmesi, tapu siciline duyulan güvenin sürekliliğine bağlı olduğundan (TMK mad. 1007) kanun koyucu sicilin doğru tutulduğuna güvenenlerin, sicilin yolsuz tutulmasından dolayı uğradıkları zararı Devlet tarafından ödeneceği ilkesini düzenleyerek güveni sağlayacağı- Davacı şirketin dava konusu taşınmazın bir kısmını 1990 yılında satın aldığı, ancak taşınmazın satın alındığı tarihte tapuda taşınmazın orman olduğunu gösterir nitelikte herhangi bir şerh ve kısıtlama bulunmadığı gibi, resmî işlemin yapıldığı sırada taşınmazın orman niteliğinde bulunduğu yönünde davacı şirket yetkilisine bir bilginin de verilmediği- Hukuksal dayanağını kusursuz sorumluluktan alan ve kusura değil tehlike prensibine dayanan davada, TM. mad. 1007 uyarınca, davacının zararından davalı Maliye Hazinesinin sorumluluğunun bulunduğu açık olup davacı şirketin zararının tespit edilerek ödenmesi gerekeceği-
Davalılar arasında akrabalık ilişkisinin bulunup bulunmadığının saptanması, toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği-
Tapu kaydındaki şerhin terkini isteği-
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde bedelin tahsili isteği-
Genel kurul kararı olmaksızın yapılan taşınmazların ilk satışının (geçerli bir ibra mevcut bulunmadığından) geçerli olmadığı- Ticari şirketlerin objektif özen yükümlülüğü bulunmadığı gibi, davalı A.Ş’nin de ilk satışın usulsüz olduğunu bilmesi gerektiğine ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığından, yargılama sırasında taşınmazı devralan davalı A.Ş’nin ilk satışın usulsüz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu düşünülmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu-
Malikler tapu kaydındaki ..........tarihli şerhi görerek satın aldıklarından, davalıların artık iyi niyetli olduklarından söz etme imkanının olmadığı, hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların menkul mal niteliğinde olduğu ve mülkiyetinin devrinin zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceği- Tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışının da mümkün olduğu- Davacının davasına dayanak olarak sunduğu adi yazılı satış senedi tapulu taşınmaza ilişkin olmadığı için geçerliyse de, dava konusu taşınmaz devir borçlusu tarafından davalıya devredildiği gözönüne alındığında davacının inançlı işlem ile devredildi iddiasının TMK. mad. 1023 gereğince iyi niyet veya kötü niyete ilişkin olduğunun kabul edilmesi gerektiği- Ayrı davacı tarafından, dava dışı... ile davalı arasında görülen dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile dava dışı adına tescili istemine konu dava dosyalarının esas ve karar numaralarının bildirildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede bir başka dava dosyasında dava konusu taşınmazın tapu kaydının 1/12 hissesinin iptali ile ... adına tesciline karar verildiği görülmüş olup mahkemece, davacının kadastrodan sonra ve fakat kesinleşme öncesine dayanan tapu iptali ve tescil isteğinin davalıya karşı ileri sürülmesinde TMK. mad. 1023 hükümlerinin nazara alınması ve bu hususta dava dışı .. tarafından davalı aleyhine açılan dava dosyalarının gözönünde bulundurulması gerektiği-
Tapu kaydındaki şerhin terkini isteği-
Kötü niyet iddiasının def'i değil "itiraz" olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı- Somut olayda taşınmazın temellük edildikten sonra davalı tarafından kullanılmadığı, taşınmazın işhanı olduğu tartışmasız olup, bu denli iyi gelir getirecek nitelikteki yerin uzun yıllar boş tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu- Yolsuz tescile dayalı tapu iptal-tescil ve ipoteğin kaldırılması isteklerine ilişkin davada, davacılar, "alacaklı olduğunu iddia eden bir kişi tarafından mirasbırakan aleyhine, ancak doğrudan vekil hasım gösterilerek yüksek meblağı bir ilamsız icra takibi yapıldığını, aynı tarihte avukat tarafından borç kabul edilerek, sürelerden feragat suretiyle takibin kesinleştirildiğini ve muris adına kayıtlı taşınmazın ihalesi sonucu, taşınmazın alacaklı tarafından alacağa mahsuben satın alındığını, onun da taşınmazı diğer davalıya devrettiğini, aynı tarihte bir banka lehine 1.000.000 USD bedelle ipotek tesis edildiğini, bahse konu takibin mirasbırakanın ehliyetsizliği gerekçesiyle iptal edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili ve ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiş olup keşfe gidilmek suretiyle davalıya devir tarihinde taşınmazın gerçek değerinin saptanması, taşınmazın tespit edilen gerçek değerinin ödenip ödenmediği üzerinde durulması, davacı ile davalıların iş yeri ve ikametlerinin birbirine yakın olduğu hususun incelenmesi, son kayıt maliki davalının iyiniyetli olup olmadığının dinlenen tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle açıklığa kavuşturulması gerektiği- Eksik araştırma ile yetinilerek "kayıt malikinin iyiniyetli" ve "ipoteğin gerçek olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-