İcra emirlerinin davalı şirkete tebliğine rağmen borcun ödenmediği, rücuen tazminata ilişkin iş bu kararların kesinleşmemiş olmasının söz konusu iflas davasında nazara alınmayacağı, dosyaya sunulan tehri icra kararı olmadığı gerekçeleri, ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Arabuluculuk anlaşma tutanağı ile doğrudan doğruya iflas koşulları oluşmasına imkan bulunmadığı ve İflas hukuku kamu düzenine ilişkin olduğundan ve iflastaki uyuşmazlıklar tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği hususlardan olduğundan ne dava şartı olarak ne de genel arabuluculuk kurallarına elverişli olmadığı gibi anlaşma tutanağının iflas kararına dayanak edilmesi de mümkün olmadığı için aksi düşünce ve yanılgılı gerekçelerle iflas kararı verilmesinin doğru görülmediği-
Davalı şirketin 2004 sayılı İİK'nın 177/4. maddesine dayalı olarak doğrudan iflasının talep edildiği, davacının işçi alacaklarından kaynaklanan rücuen tazminatlara ilişkin asliye hukuk mahkemesi kararlarının icraya konulduğu, icra emirlerinin davalı şirkete tebliğine rağmen borcun ödenmediği, rücuen tazminata ilişkin iş bu kararların kesinleşmemiş olmasının söz konusu iflas davasında nazara alınmayacağı-
İflasa tabi bir borçlu kendisine gönderilen icra emrine rağmen borcunu ödemezse alacaklının doğruca ticaret mahkemesine başvurarak, borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği- Alacaklının doğrudan doğruya iflas davası açabilmesi için hükmün kesinleşmiş olmasının şart olmadığı- Borçlu, İİK m. 36 gereğince icranın geri bırakılmasına dair karar almamışsa, ticaret mahkemesinin iflas davasına bakmaya devam edeceği-
mahkemenin davalı şirketin iflasına dair verdiği kararda ve davacı tarafın davasını ıslah etmesinde ve yargılamaya ıslah edilen talep üzerinden devamında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu