Dava konusu işlemlerin piyasada forex olarak bilinen kaldıraçlı alım/satım işlemleri olduğu, bu işlemlerin SPK tarafından sermaye piyasası faaliyeti olarak düzenleme altına altına alındığı, işlemlerin yürütüldüğü dönemde yürürlükte bulunan SPK Seri V.No:125 Sayılı Tebliğ kapsamında olduğu, tebliğin “Emir İptali” başlıklı 10 uncu maddesi uyarınca davacı müşteri emrinin alınması sonrasında davalı aracı kurumun söz konusu emre ilişkin olarak başka bir kuruluş (.......lubank) nezdinde korunma amaçlı olarak almış olduğu pozisyonun karşı tarafça iptal edilmesi durumunda emir iptali yapılabileceğinin hükme bağlandığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın talebine konu tutarın bariz hatalı fiyatlarla yapılmış işlemlerden kaynaklandığı, davacının .............. tarihindeki USD/CHF paritesindeki işlemlerinde gerçekleşen fiyat aralığının 0,95487-0,95925 düzeyinde olduğu dikkate alındığında, davacının USD/CHF paritesinin düzeyi ve hatalı olduğu hususunda bilgi sahibi olduğu, davalı aracı kurum tarafından gerçekleştirilen iptal işlemlerinin taraflarca imzalanan ................ tarihli Kaldıraçlı Alım/Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi hükümlerine ve sermaye piyasası düzenlemesine uygun olduğu, davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı-
Sözleşmede basım sayısı belirtilmemişse, yayımcının ancak bir basım yapma hakkı olduğu- Tarafların sözleşmenin süresini veya baskı adedini kararlaştırma zorunluluğunun emredici şekilde hükme bağlandığı- Taraflar arasında yapılan sözleşmelerde "baskı adedi" kararlaştırılmadığından davacının ancak bir baskı yapma hakkına sahip olduğu; bu nedenle 'meblağdan başka her ne nam altında olursa olsun şirketten herhangi bir talepte bulunulamayacağı'na ilişkin hüküm ve 'eserin müteakip baskılarına tercüme hakları için çevirmenin tüm haklarından feragat ettiği'ne ilişkin hükmün dayanağının bulunmadığından geçersiz kabul edilmeleri gerektiği- Taraflar arasında düzenlenen iki sözleşme birbirleri ile birebir aynı olduğundan bu sözleşmelerin genel işlem şartları yönünden denetlenerek bu yönden de geçersiz kabul edilmek durumunda olduğu-
Emekli olsa da kişinin kendi rızasıyla kendi kredi borcunu, alacaklı ile aralarındaki anlaşmaya uygun şekilde dilediği gibi ödeyebileceği, aksinin kabulünün sözleşme serbestisi ve ahde vefa ilkelerine aykırı olacağı- 5838 s. K. m. 32 ile değişik 5510 s. K.’un 93 üncü maddesine gelen ek ibare ile, borcun icra takibiyle tahsili yoluna başvurulmuş olması hâlinde borçlunun muvafakati ile hacze devam edilmesine imkân tanındığı- Emekli maaşından başka bir gelirinin olmadığı yönündeki genel kabulden dolayı zayıf tarafı daha da zayıf hâle getirmeme saiki ile korunan tüketicinin, kendi iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmesi çerçevesinde kavuştuğu ve sosyo-ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda harcadığı meblağı yine emekli maaşı ile ödemek zorunda olduğunu bilebilecek durumdayken, çekeceği kredinin ödeneceği ihtimalini banka gözünde kuvvetlendirir şekilde emekli maaşını mal varlığının bir parçası olarak gösterdiği, bu inançla hareket eden bankanın davacıya birden çok kez kredi tahsis ettiği, davacının başka bir yolla taksit ödemesinde bulunmadığı, en başından beri ödeme yöntemi olarak tercih ettiği virman usulüyle kredi taksitlerinin her ay düzenli tahsil edilmesine itiraz etmediği ve dava açmakla davacının bu yöndeki iradesinin ortadan kalktığını gören banka tarafından bu usulle yapılan tahsilâta son verildiği gözetildiğinde, söz konusu kesintilerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalinin ve bu talebin kabulüyle bağlantılı olarak da kesilen bedellerin iadesinin istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği- "Emekli maaşlarının haczedilemezliği ve bundan feragatin geçersizliğine dair hükümlerin emredici mahiyet taşıdığı, kredi sözleşmelerine konulan, bankaya takas/virman/mahsup işlemi yapma yetkisi veren hükümlerle hem tüketici hem de emekli olmakla zayıf ve sosyal devlet ilkesi gereği korunmaya muhtaç durumda olan kişinin kendisi lehine kanun koyucu tarafından öngörülen korumadan mahrum kaldığı, söz konusu sözleşme hükümlerinin İİK m. 83/a ve 5510 s. K. m. 93'e ayrılık teşkil ettiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Dava, kredi sözleşmesinin erken kapatılmasından kaynaklı erken ödeme komisyonu tahsilinin iadesi ve krediye bağlı döviz mevduat hesabına düşük faiz uygulandığı iddiasına dayalı faiz alacağı talebine ilişkindir...
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan krediye dair borcun erken kapatılması sebebiyle banka tarafından tahsil edilen erken kapama ve istihbarat ücretinin iadesi istemine ilişkindir...
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin sözleşmeyle öngörülen fesih ihbar süresine riayet edilmeksizin feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, banka ile dava dışı ... arasında akdedilen konut kredisi kullandırılmasına ilişkin sözleşme kapsamında davacının taşınmazının teminatı olan ipoteğin borcu kalmadığından bahisle fekki istemine ilişkindir...
Tacirler bakımından genel işlem koşullarının uygulanıp değerlendirilmesinde her somut olayın özelliğine göre daha dikkatli davranılması gerektiği, yerel mahkemece somut olayın özelliklerine göre hiçbir şekilde değerlendirme yapılmadığı, tarafların ticari hayattaki ağırlıkları ve etkinlikleri dikkate alınarak iki tarafın imtiyazının eşit olup olmadığının değerlendirilmediği, sözleşmede yer alan sorumsuzluk kaydının müvekkili şirketin durumunu dürüstlük kurallarına aykırı şekilde kötüleştirecek nitelikte bir hüküm olmadığı belirtilmişse de, bu kanaati hiçbir şekilde temellendirmediği, distribütör tarafından ayıplı olarak bayiye teslim edilen bir mal ile ilgili bedel iadesi ve/veya seçimlik hakların yalnızca bayiye karşı kullanılıp distribütöre karşı kullanılamamasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğu- Dava itirazın iptali talebine ilişkin olup, davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile takip konusu tüm alacağa, faize ve ferilerine itiraz edilmiş, davacı tarafın da, her ne kadar dava açılış formunda harca esas değer 3.639,79 TL. gösterilerek bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmış ise de, dava dilekçesinin talep sonucu kısmında, dava konusu icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş olduğundan mahkemece, hâkimin davayı aydınlatma görevi kapsamında davacı tarafa dava değerinin açıklattırılarak dava değerinin takip talebine konu edilen toplam 36.397,09 TL alacak olduğunun kabulü halinde dava değeri olan bu miktar üzerinden eksik peşin harcın ikmal ettirilmesi ve delillerin değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 3.639,79 TL dava değeri üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğu-
Kredinin erken kapatılması nedeniyle tahsil edilen komisyon bedelinin iadesi istemine ilişkin davada, taraflar arasındaki sözleşme hükmü net ve kesin ifadeler içermediğinden mahkemece davalı banka tarafından yapılan kesintinin emsal bankalara göre daha düşük ya da yüksek oranda uygulanıp uygulanmadığı tespiti bakımından özel ve kamu bankaların olmak üzere en az beş bankaya sorularak bildirilen komisyon oranlarının ortalaması bulunup davacıya kullandırılan aynı tür kredilerin erken kapatılmasında uygulanan oran belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-