Kredi sözleşmesinde davalı bankaya sigorta yaptırmak konusunda zorunluluk getirilmediği, aksine "bankanın gerekli görmesi durumunda" denilerek takdir hakkının bankaya tanındığı- Arsa bedeli, kredi bedelini karşılarken, taşınmaz malikinin talebi olmaksızın, bu miktarı aşar şekilde tüm taşınmazı sigortalamaya zorlamak doğruluk ve dürüstlükle bağdaşmayacağı- Kredinin ticari kredi olması, taşınmazın kredinin konusu olmamakla beraber kredinin teminatı olarak gösterilmiş olması, arsa bedelinin dahi kredi miktarını karşılayacak miktarda olması, davacının sözleşme öncesinde taşınmazın sigortalanmasına ilişkin talebi olmamasının yanı sıra sigorta primi de ödememiş olmasına göre ve meydana gelen zararın da borcun tamamen yahut kısmen teminatsız kalmamasına göre, davacının sözleşme kapsamında sigorta yapma zorunluluğu bulunmayan davalıdan zararının tazminini talep edemeyeceği- Davacı yanca genel işlem koşulu niteliğinde olması hasebiyle yazılmamış sayılma yaptırımına tabi tutulması gerektiği ileri sürülen sözleşme hükümlerinin davacının menfaatine aykırı bir durum oluşturmadığı-
Taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi bilgilendirme formunda, bankanın erken kapama ücreti (%5'e kadar), komisyon, masraf, ücret benzeri adı altında maliyetleri müşteriden talep edebileceğinin belirtildiği, davacının imzasını taşıyan ve davacı bankaya hitaben yazılan dilekçede 'Masraf ve tahsilatını kabul ediyorum ve mutabıkım tüm işlemler bilgim dahilinde olup tahsilatların yapılmasını rica ederim.' şeklinde olduğu, davacı muvafakati ile yapılan ödemenin iadesini isteyemeyeceğinden kredinin rotatif kredisi olup olmadığının bir öneminin bulunmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı banka tarafından davacı şirkete 11 farklı USD cinsinden döviz kredisi kullandırıldığı, kullandırılan kredi miktarı, ödeme tarihi ve erken ödenen miktar göz önüne alındığında davalı tarafından alınan erken kapama ücretinin makul olduğu-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemi-
Masraf ve komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin davada, mahkemece bozmaya uyularak, "tarımsal kredilerde alınması gereken bedellere ilişkin bir teamülün oluşmadığı, genel işlem şartlarına dair 6098 sayılı TBK'daki düzenlemelerin sözleşme tarihi itibariyle uygulanması mümkün değilse de, istirdatı istenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve masraf yapıldığının ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi komisyonlarının hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılması, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceğinin kabul edilmesi, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyonlara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmesi, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmesi, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen kredi komisyonlarının emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığı değerlendirilmesi gerektiği- Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 s. BK hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle, bankaca tahsil edilen masrafların belgelerinin ibrazı istenip, davalı bankanın kredi komisyonlarına ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar gösterilip, bankacı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemi-
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile kurulan sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğu- Sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerektiği- Somut olayda; işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı- Somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında olmadığı- Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, açıklanan gerekçelerle davacının davalı şirketten destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı-
11. HD. 18.11.2020 T. E: 4828, K: 5188-
Sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin 'Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra' itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğu- Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında olduğu ve bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerektiği- Murisin (desteğin) üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı- Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı-
Taraflar arasında akdedilen ticari krediler sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi kullanım ve istihbarat ücretinin istirdadı istemi-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemi-