Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı mı olduğu yoksa kanunen geçerli asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mi kurulduğu noktasında toplanan uyuşmazlıkta; ... müdürlüğünün asıl işi kapsamındaki galeri açma işinin teknolojik uzmanlık gerektirdiği ve ihale alan ... 'nin bu işi yapabilecek ekonomik bağımsızlığa ve teknolojik kapasiteye sahip olduğu, asıl işverenin araç ve gereçlerini bedelsiz kullanmadığı, asıl işverenin aynı işlerde personel çalıştırmadığı, kontrol ve denetim görevi dışında çalışan işçisi bulunmadığı, emir ve talimatın ... yetkilileri tarafından verildiği, davalı ... ‘ nın asıl işverenden ayrı oluşturduğu iş organizasyonu kapsamında işin yürütüldüğü, asıl işverenin denetim dışında söz konusu işe müdahalesinin bulunmadığı, bu nedenle davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığı ve kanunen geçerli asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunun kabulü gerektiği-
Davalı ...... Genel Müdürlüğüne ait işyerinde şoför olarak dava dışı BU. AŞ ve BE. AŞ. işçisi olarak çalışan davacının bu çalışmasının 02.04.2018 tarihine kadar olan dönemine ilişkin davalı ile dava dışı şirketler arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu konusunda ihtilaf bulunmayan eldeki davada, 02.04.2018 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar olan dönem yönünden davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı; buradan varılacak sonuca göre 02.04.2018 tarihinden sonrası için davacının kendi ücretine göre tazminat ve alacaklarının belirlenerek hüküm altına alınmasının ve bu dönem için ilave tediye alacak talebinin reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı-
Hesap bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği maddi tazminatın 85.865,01 TL olarak hesaplandığı, ilk derece mahkemesince bu rapor hükme esas alınarak davacının 85.865,01 TL maddi tazminat alacağı bulunduğu tespiti yapılıp taleple bağlı kalınmak suretiyle 1,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı, kararı davacılar vekilinin davalı TTK Genel Müdürlüğünün sorumluluğu noktasında temyiz ettiği, maddi tazminat miktarına ve hesap bilirkişi raporuna yönelik bir temyiz itirazının bulunmadığı, hükmün Özel Dairece davalı TTK Genel Müdürlüğünün sorumlu olup olmadığının tespiti yönünde araştırmaya yönelik bozulduğu - Temyizi kabil uyuşmazlık konusunu oluşturan davacı eş yönünden tespit edilen maddi tazminatın miktarı ile ilgili olarak davalı TTK Genel müdürlüğü lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu - Taraflar yönünden açıklanan usuli kazanılmış haklar değerlendirilip gözetilerek davalıların davacının maddi tazminat alacağından sorumluluğu konusunda karar verilmesi gerektiği-
Somut olayda davalılar T...... Kurumu Genel Müdürlüğü ile ........İnşaat ve Ticaret A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı mı olduğu yoksa kanunen geçerli asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mi kurulduğu noktasında toplandığı-
Somut olayda taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmeleri ve yasal mevzuat nazara alındığında, davacı ve davalı arasında alt işveren ve asıl işveren ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarına ilişkin tazminatlar, ilgili işçilik alacakları nedeni ile ödenmek zorunda kalınan idari para cezası veya gecikme zamlarından davalı kurumun sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu itibarla davacı şirketin işçilik alacakları ve bu nedenle oluşan idari para cezası ve gecikme zammı gibi yaptırımların tamamından sorumlu tutulması gerektiği-
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda...
Davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunsa dahi, tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması ve sorumluluk doğması için gereken "mal kaçırma kastı" ve "kötü niyet" unsurlarının somut verilerle ispatlanamaması nedeniyle salt organik bağın yeterli görülmeyeceği somut olayda; gerçek işverenin tespiti ve husumetin doğru yöneltilmesi amacıyla davacıya HMK m. 124 uyarınca iradi taraf değişikliği imkanı tanınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davalı şirketin sorumlu tutulmasına ilişkin verilen direnme kararının bozulması gerektiği-
Uyuşmazlık, asıl işveren davacı belediyeye karşı davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçilerin açmış oldukları dava sonrasında ödemek zorunda kaldıkları işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafından benzer nedenlerle açılan ve muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınan kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı ancak bu davaya konu işçilik alacaklarının ise daha sonraki döneme ait olmakla mahkemece davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının kabul edildiği eldeki davada; davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan davalarda muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı ve sözü edilen kararların Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesiyle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre dava konusu dönem içindeki tüm ihale sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek ihale ile verilen işin yardımcı iş olup olmadığı, asıl işin verildiğinin belirlenmesi hâlinde davalıya özgü mevzuat hükümleri de değerlendirilmek suretiyle araştırma yapılarak davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve buna bağlı olarak aradaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesinin ve bu tespite göre davaya konu işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasının gerekip gerekmediği-
