Borçlu tebligattan haberdar olduğu tarihi bildirdiği halde, İİK. mad. 16/1 'de öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra icra mahkemesine yaptığı başvuru süresinde olmadığından, istemin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği- Gecikmiş itiraz deyiminin dilekçede kullanması, HMK. mad. 33 uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olduğundan sonuca etkili olmayıp, başvurunun bu hali ile 7201 sayılı Yasa'nın 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayeti olduğu-
Borçlu adına düzenlenen ödeme emri tebligat zarfı üzerine "mernis adresi" olduğu yazılarak tebliğe çıkarıldığı ve posta memuru tarafından T.K. mad. 21/2 'ye göre tebliğ işleminin yapıldığı görüldüğünden ödeme emri tebliğ evrakı üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşıldığından dağıtıcının tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Tebligatta bilgisine başvurulan komşunun ismi alınmadan ve haber verilen komşu adı okunamayacak şekilde yazılarak tebliğ işlemi yapıldığından tebligatın usulsüz olduğu- Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Tebligatta bilgisine başvurulan ve haber verilen komşunun ismi alınmadan tebliğ işlemi yapıldığından tebligatın usulsüz olduğu- Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinde de bulunduğu gözetilerek öncelikle usulsüz tebligat şikayetinin incelenip, şikayet yerinde görülerek tebligat tarihinin düzeltilmesi ve buna göre başvurunun süresinde bulunması halinde, işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu Hazine vekil ile temsil edildiği halde, Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tüzüğün 15. maddesi ile Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı olarak, ödeme emrinin vekil yerine mal müdürlüğü personeline yapıldığı anlaşılmış olup, tebligatları almaya yetkili olmayan personele yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu ve bir hukuki sonuç doğurmayacağı-
Tebliğin usulsüz olduğuna karar verildiğinde, tebliğ tarihinin borçlunun öğrenme tarihi olarak beyan ettiği tarih olarak düzeltilmesi gerektiği- Borçlunun “il dışında olduğu” tespiti yapılmış olup, muhatabın tevziat saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceği belirlenmediğinden Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesine göre tebliğin usulsüz olduğu-
3. kişi şirkete maaş haczi müzekkeresi tebligatı"işyerinin daimi çalışanına “tebliğ edilmişse de, Tebligat Kanunu. mad. 12 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 21. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Tebligat Kanunu’nun 21/I maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihinin “2 numaralı fişin yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih” olduğu- “Borçluların adreste bulunmadığı”nın kim tarafından ifade edildiğinin belirtilmeden yapılan tebligatların Tebligat Kanunu’nun 21/I ve yönetmeliğin 30 ve 35/I maddelerine aykırı sayılacağı-
Tebliğ işleminin, Tebligat Kanunu'nun 13. maddesindeki şekle uygun yapılmamış olması nedeniyle usulsüz olduğu-
