Borçlu adına gönderilen tebligatın -alacaklı yanında çalışan bir kişi gibi- alacaklının hakimiyet sahasında çalışan kişiye tebliğ edilmiş olmasının, Tebligat Kanununun 39. maddesine aykırı olacağı–
MK.nun 166/IV’e dayalı davalarda, retle sonuçlanan önceki boşan-ma davası sonucunda verilmiş olan kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesiyle Tebligat Tüzüğüne uygun olarak tebliğ edilip edilmedi-ğinin ve kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerekeceği–
Haciz sırasında hazır bulunan borçlunun, bu tarihte takipten ve ödeme emrinden (ödeme emrinin usulsüz tebliğinden) haberdar olmuş sayılacağı ve şikayet süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı–
Muhatap adına işyerinde tebligat yapılan kişinin gerçekte «muhatabın işçisi olmadığı»nın icra mahkemesinde (tetkik merciinde) tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceği–
Borçlunun daha önce; ticaret siciline, tapu idaresine, notere, bağkura, icra dairesine, defterdarlığa, vergi dairesine, esnaf ve sanatkârlar siciline bildirdiği adresine -adres değişikliği ayrıca bir kuruma bildirmiş olmadıkça- Teb. K. 35/son’a göre tebligat yapılabileceği–