Taraf olarak gösterilmeyen zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı dahili davalı şirketin davada taraf sıfatı taşımadığı, dahili davalı konumundaki sigorta şirketi hakkında hüküm kurulamayacağı-
20. HD. 11.12.2019 T. E: 2017/7106, K: 7357-
Avukatlık Kanununun 35/A maddesi uyarınca düzenlenen protokolde yer alan taraf edimlerinin koşula bağlanmış olması halinde, bu protokolün ilamlı icra takibi yoluyla infaz kabiliyetinin bulunmadığı ve icra mahkemesinin şikayet üzerine vereceği kararlarda bu hususu resen gözetmesi gerektiği- Alacaklının, borçlu tarafı maddi hata sonucu dosyada yanlış göstermesinin iradi taraf değişikliği ile çözüme kavuşabilecek bir sorun olmasına rağmen, alacaklı tarafın bu yönde bir talebinin olmaması üzerine takip işlemlerinin şikayetçi borçlu şirket aleyhinde yürütülmesinin hukuka aykırı olduğu-
İpotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye muhtıra ve müteakiben satış ilanı tebliğ edilmesi usulsüz olan icra takibini usulüne uygun hale getirmeyeceği, alacaklı tarafından, ek takip talebinde bulunulması gerekirken doğrudan muhtıra ve satış ilanı tebliğ edildiğinden, adı geçenin usulünce takibe dahil edilmediği halde takibin yürütülmesi ve taşınmazların ihale yoluyla satılması doğru olmadığı-
Dava dışı sigortalı şirketin davacı sigorta şirketine başvuru yaparken üst katlarında bulunan dava dışı şirketin ortağına ait ofiste su kesintisinden dolayı hasar talebinde bulunması, sigorta şirketi eksper raporunda sigortalının üst katındaki dava dışı firmaya ait spiral borusunun patlamasından söz edilmesi, üçüncü kişiler arasında düzenlenen kira sözleşmesinin davacı tarafından bilinmesi ve kolayca ulaşılma imkanının olmaması nazara alınınca, hasar tarihinde hasar sorumlusu daire kiracısının başkası olduğunun dava sırasında anlaşılması kabul edilebilir bir yanılgı olup HMK 124. maddesi gereğince iradi taraf değişikliği talebinin kabul edilmesi gerekeceği-
Davacı vekili davalının ölü olduğunu bilmediğinden davacının ölü kişiye karşı dava açmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği, bu nedenle, HMK 124. maddesi gereği davaya dahil edilen davalı mirasçılarına karşı yöneltilen davada işin esasına girilip inceleme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece, davacı tarafın davasını 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtığının dava dilekçesinde belirtildiği gerekçesiyle dava, hukuki yarar yokluğu nedeniyle de reddedilmiş ise de, dava dilekçesinde böyle bir ibarenin bulunmaması ve davanın kısmi dava olarak açılması göz önüne alındığında mahkemenin davacının hukuki yararının yokluğu nedeniyle red gerekçesinin doğru olmadığı-
Alacak istemine ilişkin davada, aleyhine dava açılan kişinin ............ tarihinde öldüğü dosya kapsamından anlaşılmakla, davacıya uygun mehil verilerek mirasçılarının davaya dahil edilmesinin sağlanması, uyuşmazlık konusu olay hakkında savunmalarının alınması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu bu davalı hakkında da kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Davacı tarafından birlikte istihdam, geçici iş ilişkisi, işyeri devri, iş sözleşmesi devri ya da muvazaa veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını gerektiren başkaca durumların iddia edilmediği, bu halde sırf yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile ortaklarının bir kısmının aynı olması ve holding-yavru şirket ilişkisinin bulunması davalı şirketin de davacının taleplerinden sorumlu olduğunu sonucunu doğurmayacağı, dosya kapsamındaki belgelere göre yargılama sırasında davacının işvereninin dava dışı şirket olduğu anlaşılmasına rağmen, davacı tarafından maddi hataya dayalı bir taraf hatası yapıldığı ileri sürülerek dava dışı bu şirketin davaya dahil edilmesinin de istenmediği, şu halde davanın husumet sebebiyle reddi gerekirken bunun yapılmayarak dava hakkında karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Islah ile dava dilekçesinde istenilmemiş olan alacakların da talep edilebileceği- Islah dilekçesi ile talepte bulunulan ve harcı da yatırılan alacak talepleri bakımından, dava tarihinin, artık ıslah tarihi sayılacağı ve faize ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği- Kural olarak dava dilekçesinde belirtilen alacak kalemlerinin her biri için alacak miktarının ayrı ayrı açıklanması gerektiği ancak belirtilmemiş ise toplam miktarın her bir alacak kalemine eşit olarak dağıtılması gerektiği-
Mahkemece; davaya konu olay ile ilgili olarak İsrail Devleti aleyhine yapılmış eldeki tazminat talebi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 124/2. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti Maliye Hazinesi'ni davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre verilmesi ve dahil edildiği takdirde temyiz aşamasında yürürlüğe giren "Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması"nın tüm maddelerini birlikte değerlendirerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerektiği-