Kısıtlı borçlunun vasisi yerine kısıtlı hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olduğundan, HMK 124/3-4 uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltebileceği- Kısıtlı borçlunun vasisinin ek takip talebiyle takipte gösterilmesi ve buna uygun olarak düzenlenen ödeme emrinin vasiye tebliği gerektiği-
İcra müdürlüğünce İİK'nun 149/b maddesinin emredici bu hükmüne rağmen taşınmazı takip tarihinden önce satın alan yeni malike ödeme emri gönderilmemesi ve dolayısı ile taşınmazın yeni malikine itiraz ve defilerini ileri sürme hakkı verilmemesinin yasaya aykırı olduğu, bu eksikliğin ancak HMK'nun 124. maddesine göre, alacaklı tarafından, taşınmazı takip tarihinden önce ipotekle yükümlü olarak satın alan kişiye karşı ek takip talebinde bulunulup ödeme emri gönderilmesi suretiyle sonradan tamamlatılabileceği, bu hususun takibin her aşamasında ve süresiz olarak ileri sürülebileceği-
Kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacak kalemleri bakımından yabancı hukukun uygulanmasının kamu düzenini ihlâl etmeyeceği-
Külli halefiyet ilkesi kapsamında abonelik sözleşmelerini devralan şirkete dava açılması gerekirken, abonelik sözleşmesini imzalayan ancak kısmi bölünme suretilye perakende satış faaliyetlerini devreden şirkete karşı dava açılmasının erken açılan dava niteliğinde olduğu- Bölünme ve devralma sürecinin davacı tarafından bilinmemesinin makul bir yanılgı olduğu ve bu yanılgının hasımda yanılgı ya da eksiklik olmayıp temsilcide hata niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği- Mahkemece verilecek bir ara kararla "davanın doğru hasma yöneltilmesi" için davacıya imkân sağlanması gerektiği- "Talep olmadığı için HMK. 124 uygulanamayacağı gibi, temsilcide yanılmadan da bahsedilemeyeceği, davacının iradesinin bizatihi akidi olan ve faturaları da düzenleyen kişiye karşı dava açmak yönünde olduğu, yargılama sırasında verilen dilekçelerle bunun açıkça ifade edildiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Davalı olarak şirket yerine bu şirketin kurucu ortağına dava açılmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı; mahkemece davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin kabulü ile tebligat ve diğer usulî işlemler yapılarak taraf değişikliği sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği-
Perakende elektrik satış sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ..tarafından kesilen fatura yönünden borçsuzluğun tespiti istenilen ve davalı olarak ...’ın gösterildiği somut olayda, davanın pasif husumet (sıfat) yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı-
İş kazasından kaynaklanan tazminat istemli eldeki davada sunulan dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen kişinin önceden şüpheli ifade tutanağında “Otelin sahibi olurum, ... isimli şahıs yaklaşık 8 yıldır sigortalı olarak çalışmaktadır.” şeklinde beyanda bulunduğu ve yargılama sırasında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında da otelin eski sahibi olduğu yönünde tespit yapıldığı anlaşıldığından, mahkemece HMK 124 uyarınca davacıya taraf değişikliği konusunda imkân tanınarak davacıya uygun süre verilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği-
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği-
HMK.'nun 124. maddesine uygun olarak kısıtlı borçlunun vasisinin ek takip talebi ile takipte gösterilmesi ve icra emri tebligatının vasiye tebliği zorunlu olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline ve yeniden kısıtlı borçlunun vasisinin yer aldığı usulüne uygun icra emri düzenlenerek vasiye tebliğe çıkartılması yönünde karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun TMK'nun 407. maddesi gereğince vesayet altına alındığı, vesayet kararından sonra kısıtlı doğrudan taraf gösterilerek icra takibine başlandığı, alacaklı tarafından kısıtlı borçlunun vasisi yerine kısıtlı hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olup, dürüstlük kuralına da aykırı olmadığından alacaklının HMK'nun 124/3-4.maddesi uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltmesi mümkün olsa da alacaklı tarafından borçlunun kısıtlandığının takip sırasında öğrenilmesi üzerine, vasiye gönderilen icra emrinin kısıtlı borçluya gönderilen ilk icra emrinin aynısı olduğu- Böylece HMK'nun 124. maddesine uygun olarak kısıtlı borçlunun vasisinin, ek takip talebi ile takipte gösterilmesi ve icra emri tebligatının vasiye tebliğinin zorunlu olduğu-