Davacının 01.01.2000-02.02.2014 tarihleri arasında davalıya ait minibüste kesintisiz çalıştığının tespiti istemiyle açtığı eldeki davada; davacı adına 06.06.2006-30.10.2006 tarihleri arasında bildirimde bulunan dava dışı işverene ve 15.11.2006-04.09.2007 tarihleri arasında bildirimde bulunan dava dışı işverene HMK 124e göre husumet yöneltilmesi için davacıya süre verilerek davaya katılımları sağlandıktan sonra dava dışı işyerlerindeki çalışmaların iptali gerçekleşmeden çalışmanın kesintisiz olduğunun kabul edilemeyeceği-
Davacının Mavi Marmara gemisinde yolcu olarak bulunduğu sırada İsrail askerlerinin haksız saldırısı sonucunda yaralandığı, İsrail askerlerinin uluslararası kara sularında, insani yardım malzemesi dışında hiç bir şey taşımayan gemiye yapmış olduğu müdahalenin hukuka aykırı, gereklilik ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, davacının gerek kendisinin gördüğü şiddet, gerekse olay anında yaşadığı korku, arkadaşlarına yapılan muamele karşısında manevi olarak zarara uğradığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulü ile 45.000,00 TL'nin İsrail Devleti'ne izafeten T.C. Devleti Maliye Hazinesi'nden tahsiline, maddi tazminat talebi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığı-
Davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunsa dahi, tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması ve sorumluluk doğması için gereken "mal kaçırma kastı" ve "kötü niyet" unsurlarının somut verilerle ispatlanamaması nedeniyle salt organik bağın yeterli görülmeyeceği somut olayda; gerçek işverenin tespiti ve husumetin doğru yöneltilmesi amacıyla davacıya HMK m. 124 uyarınca iradi taraf değişikliği imkanı tanınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davalı şirketin sorumlu tutulmasına ilişkin verilen direnme kararının bozulması gerektiği-
İpotek borçlusunun takip tarihi öncesinde vefat ettiği somut uyuşmazlıkta, alacaklı vekilinin mirasçıların takibe dahil edilmesini isteyerek HMK m. 124/3 uyarınca takibi mirasçılara karşı yöneltmesinin mümkün olduğu-
İpotekli taşınmaz maliki, taşınmazı takip tarihinden sonra satın alan malik olmakla birlikte dosyanın incelenmesinde; 06.04.2018 takip tarihi itibariyle mevcut asıl borçlu ve ipotekli taşınmaz malikine usulüne uygun icra emri çıkartıldığı, bu icra takibinden taşınmaz kaydına 19.04.2018 tarihinde 150/C şerhi konulduğu, şikayetçinin ipotekli taşınmazı 04.05.2018 tarihinde devraldığı- Takip başlatıldıktan ve taşınmaz kaydına 150/C şerhi konulduktan sonra ipotekli taşınmazı devralan kişiye icra emrinin tebliğine gerek olmadığı, İİK'nın 150/c uyarınca konulan şerhten sonra, taşınmazı sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmayacağı hüküm altına alındığından, şikayetçi yönünden ek takip talebinde bulunulmasının ya da HMK'nın 124'üncü maddesinin uygulanmasının gerekli olmadığı, bu sebebe dayalı olarak ihalenin feshinin doğru olmadığı-
Dosya kapsamında yer alan ............... Büyükşehir Belediyesi’nin ................... tarihli yazısında, 6360 sayılı Kanun kapsamında T.C. ................ Büyükşehir Belediyesi kurumsal kimliği kazanıldığının, bu Kanuna istinaden ............... tarihi itibari ile İlçe Belediyesi ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmede muhatabın T.C. ............... Büyükşehir Belediyesi olduğunun belirtildiği, d000avaya konu olayda 6360 sayılı Kanun değişikliği kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin devri söz konusu olup, HMK’nın 124. maddesi gereğince tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının kabulü gerekeceği, bu nedenle HMK'nın 124. maddesi uyarınca davanın, ................ Büyükşehir Belediyesi'ne yöneltilmek suretiyle yargılamaya devam edilerek, işin esası hakkında karar verilmesi gerekeceği-
Davacının dilekçelerinde yer alan çelişkili beyanları üzerine duruşmada hakimce davacının talebi açıklattırılması gerektiği-
Alacaklıya "rehinli hisse senetlerinin malikinin değiştiğinin" takip başlatıldıktan sonra bildirilmesi durumunda, alacaklının takipte taraf değişikliği talep etmesi üzerine hisse senetleri maliki hakkında ödeme emri düzenlenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı-
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği- Mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin güncel tapu kaydı dava dosyasına getirtilerek, HMK’nun 114. ve 124. maddeleri gereğince dava konusu taşınmazda hak sahibi olan tüm taraflar tespit edilerek ve taraf teşkili sağlanarak işin esasına ilişkin karar verilmesi gerektiği-
Taraf değişikliği karşı tarafın muvafakati ile gerçekleştirilebilirken maddi hata bulunması, dürüstlük kuralına aykırı olmaması veya yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ise karşı tarafın muvafakati aranmaksızın hakim tarafından kabul edilmek suretiyle yapılabildiği-