Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 142.500,00 TL bedelli konut kredisi sözleşmesinin, davalı tarafından sunulan ekspertiz raporunun sahte olması nedeniyle feshedilmesi üzerine ödenen bedelin tahsili talepli icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık; bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sırasında ilk derece mahkemesi yargılamasında eksiklik görülerek bilirkişi raporu alınmak suretiyle davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi çerçevesinde esastan reddine dair verilen kararın isabetli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-3 maddesi gereğince karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır..
İcra takibinde "Haciz ve Tahliye" talep edilmişse de, takibe itiraz üzerine açılan davada sadece "mecurun tahliyesinin" talep edilmesi durumunda, "itirazın kaldırılması talep edilmeden yalnızca tahliye talep edilemeyeceğinden" ve "itirazın kaldırılmasının ıslah yoluyla da talep edilmesinin mümkün olmadığından" davanın reddine karar verilmesi gerektiği- Alacaklının tahliye isteminden hareketle borçlunun itirazının kaldırılmasını da istemiş olduğunun farz edilemeyeceği-
Kira sözleşmesindeki kiranın yıllık ödeneceğine dair düzenleme karşısında borçlunun değişik tarihlerde kira ödemesi yapmasının ödeme tarihinin değiştirildiği anlamına gelmeyeceği- İstinaf dilekçesi ekinde sunulan ödeme dekontları ile takip konusu aylara ait kiraların ödendiğinin ve 30 günlük ödeme süresi içerisinde de takip konusu kiraların tamamının ödendiğinin ispatlanamadığı ve bu suretle temerrüdün oluştuğu- Takip konusu kira sözleşmesinde TBK 583'de düzenlenen şartların oluşmaması halinde kefiller yönünden itirazın kaldırılması isteminin adı geçen borçlular yönünden reddine, alacaklılar aleyhine takip konusu asıl alacak üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği-
Alacağın faturalara dayalı, hesaplanabilir nitelikte ve likid olduğu, davalı tarafından borç tutarının bilindiği ve takibe itiraz dilekçesinde açıkça tutarı belli olan borcun bir kısmına itiraz edildiği itirazın iptali davasında, bilirkişiden rapor alınmasının alacağın likid olma vasfını değiştirmeyeceği ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği- "İcra takibi faturalara dayalı olarak yapılmış olsa da; alacağın cari hesaptan kaynaklandığı ve taraflar arasında hesap mutabakatının bulunmadığı, alacağın varlığının yargılama aşamasında bilirkişiden alınan rapora göre belirlendiği, muayyen ve likid bir alacaktan söz edilemeyeceği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Ödeme emirleri tebligatları ve itiraz tarihlerine göre şirketler hakkında ayrı, diğer borçlular hakkında ayrı itirazın iptali davaları açılmış ise de dayanağın aynı takip dosyası ve aynı krediler olması sebebiyle dosyaların birleştirilmesinin yerinde olduğu- Davalı kefillerden ...........'nun aynı zamanda ...........San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu, diğer kefil ..........'nun ise eşi olduğu, keza bu kişilerin davalı ......... Nakliye Petrol...Ltd. Şti.'nin ortağı oldukları dolayısıyla kefaletin geçerliliği için eş rızalarının gerekmeyeceği ve geçerli olduğu- Çek depo bedelinin davalılardan talep edebileceğine ilişkin genel kredi sözleşmelerinde açık hüküm bulunmadığından çek depo bedeli talebinin yerinde olmadığı-
Takibin yenilenmesi istemini reddeden müdürlük işlemini şikayet üzerine verilen kararın niteliği ve takipteki alacak miktarı (43.850,00 USD) dikkate alındığında kararın kesin nitelikte olmadığı- Tatbik edilen ihtiyati hacizler ödeme emrinin tebliği ve ödeme süresinin geçmesi ile kesin hacze dönüştüğünden, haciz isteme hakkının düşmeyeceği ve bu durumda, haciz talep edilmediğinden bahisle "dosyanın işlemden kaldırılmasına" karar verilemeyeceği- İcra müdürlüğünün "takibin yenilenmesi" isteminin aciz vesikası verilmesinden itibaren bir yıl içinde talepte bulunulmadığı gerekçesi ile reddine yönelik işleminin İİK. m. 78 hükmüne aykırı olduğu-
İlk Derece Mahkemesinin, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine harç ve giderlerin yatırılmaması sebebiyle davacı vekiline eksikliğin giderilmesi için usulüne uygun olarak hazırlanan muhtırayı 09.10.2022 tarihinde tebliğ ettiği, yasal sürede harç ve giderlerin yatırılmaması üzerine İlk Derece Mahkemesince 19.10.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesinin yerinde olduğu-
Davalı banka tarafından yapılan kesintinin emsal bankalara göre daha düşük ya da yüksek oranda uygulanıp uygulanmadığının tespiti bakımından, özel ve kamu bankaları olmak üzere en az beş bankaya sorularak bildirilen komisyon oranlarının ortalaması bulunup davacıya kullandırılan aynı tür kredilerin erken kapatılmasında uygulanan oran belirlenerek oluşacak sonuca göre, bankaca uygulanan komisyon oranı yüksek ise bulunan bu oran dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, imza incelemesine esas olmak üzere gerekli araştırma yapılmış ise de senet aslının resmi dairelerden temininin mümkün olmadığı, davacı vekiline senet aslının sunulması için iki haftalık kesin süre verilerek sunulmadığı takdirde mevcut durum dahilinde karar verileceğinin ihtar edildiği, senet aslının verilen kesin süre geçtikten sonra sunularak mahkeme kasasına alındığı, verilen kesin süre içinde evrakın sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-