Dayanak ihalelerin feshine ilişkin herhangi bir mahkeme kararı yahut derdest dava bulunmadığı, aksine Davalı Belediye ile Davacı şirketin bahsi geçen ihalelere ilişkin olarak borç bakiyeleri konusunda mutabık kaldığı, Davalı Belediye'nin dava konusu faturayı emanet olarak muhasebe işlemlerine kaydettiği, dava konusu ihaleye ilişkin olarak da ayrıca mutabık kalındığı anlaşılmakla, bu haliyle ihalenin geçerliğini koruduğu, hukuk sisteminde geçerliliğini koruyan ihaleye dayanarak zarar iddiasında bulunan belediyenin eldeki davada bu iddiasına yönelik olarak ispat vasıtalarını kullanmadığı, bu yönde bir talebi olmadığı, tazmin raporuna dayanarak davayı reddettiği görülmekle zarar iddiasını ispat edemediği, zararın oluştuğunun kabul edilmesi halinde dahi, bu zararın alacaktan takas suretiyle mahsup edilmesi hususunun Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve Türk Borçlar Kanunu takas mahsup hükümleri uyarınca gerçekleştirilmemiş olması nedenleriyle davanın kabulüne ve borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğundan davacının kabul edilen alacağın %20’si oranında icra inkar talebinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu-
Taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satış ve finansman sözleşmesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak talebi- Taraflar arasında görülen aynı taşınmazın farklı kira dönemlerine ilişkin davada 07.07.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle, 13.09.2006 tarihli sözleşmenin (6.2) maddesini değiştirdiği sonucuna varılamayacağının belirlendiği-
Davanın; taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan satış bedelinin ödenmediği iddiası ile tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu- Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı- Tarafların iddia, savunma, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine, yukarıda belirtilen hukuk kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler ile vekil olmayan kişiye yapılan ödemenin ifa yerine geçmeyeceği, kötü niyet tazminat koşullarının da oluşmadığının kabulü gerekeceği-
Yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmayan davalının dava dilekçesinde yer alan tüm iddiaları inkâr etmiş bulunmasına, inkâr savunmasına dayanak vakıa ve delile dayanmayan davalının süresinden sonra bildirmiş olduğu delillerinin karşı ispat hakkı kapsamına taşınarak değerlendirilmesine imkân bulunmamasına, somut uyuşmazlıkta ispat yükünün davalı üzerinde olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece verilen menfi tespit davasının kabulüne ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Asıl davada taraf olmayan birleşen davalı şirketin ticarî defterlerinin incelenmesi, şirkete ticarî defterleri ibraz etmesi yahut bulunduğu yeri bildirmesi hususunda tebligat çıkarılması, ticarî defterlerin temin edilmesi durumunda yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği- Ticarî defterlerin incelenmek üzere dosyaya ibrazı durumunda dava konusu bononun cirantası birleşen davalı ile bono hamili arasındaki akrabalık bağlarına dair dosyadaki belgeler ile kötüniyete ilişkin iddialar bakımından, senedin teminat olarak verilmesi sebebiyle bedelsiz olduğunun ve cirantaların bu durumdan haberdar olduğunun ispatı bağlamında yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, “Taahhütname” başlıklı belge ile alınan borç paranın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Davalının ortağının kredi kartı ve çalışanının banka havalesi yoluyla yaptığını iddia ettiği ödemelerin davacının hesabına geçip geçmediği- Ffturaya dayalı takipte itirazın iptali istemi-
Dava ve takip konusu alacağın iş mahkemesi kararıyla belirlenen likit bir alacak olduğu, davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği-
Davalı şirket tarafından davacıya gönderilen ............... Noterliği'nin ............. tarihli ............. yevmiye no.lu ihtarnamesinde, davacı tarafından gönderilen faturaların yapılan işlerle uyumlu olmadığı, fahiş ve haksız olduğu, haksız kazanç sağlayıcı nitelikte olduğu belirtilmekle, ................ tarafından imzalanan "teklifiniz kabul edilmiştir" denilerek imzalanan ve sözleşme haline gelen belge nedeniyle .................'ın şirketi temsile yetkili olduğunun davalı şirketçe kabul edildiği, mahkemece yapılan incelemede, dosya kapsamında bulunan tespit raporu ve faturalar değerlendirilerek, davacı tarafından davalıya kesilen fatura bedellerinin davacı tarafından yapılan işler kapsamında kadri maruf olduğu tespit edilmiş olup, bu doğrultuda davanın kabulünün yerinde olduğu-
Mahkemece yapılacak işin, bünyesinde elektrik mühendisinin de olacağı sözleşme konusu işle ilgili alanında uzman bilirkişi kurulu oluşturmak, oluşturulacak bilirkişi kurulu ile birlikte mahallinde keşif yaparak 14.06.2017 tarihli kabul tutanağı ve 04.09.2018 tarihli teknik gezi raporunda belirtilen eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelinin bunların ortaya çıktığı tarih itibariyle hesaplatmak, davalı iş sahibi tarafça bir kısım eksik ve ayıplı işlerin giderildiği belirtildiğinden gerçekten giderilip giderilmediği, giderilmiş ise buna dair sunulacak ödeme belgelerinin piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı, uygun değil ise piyasa rayiçlerinden giderim bedelinin hesaplatmak, bulunacak bedelden talep edilen bakiye iş bedelinin mahsup edilmesi için rapor almak, taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda HMK’nın 281 inci maddesi uyarınca bu itirazları giderir şekilde Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor almaktan ibaret olması gerekeceği-
