Her ne kadar imzası olmasa da, davalı tarafından ilgili faturalardaki mal veya hizmeti satın aldığı, kayıtlı olduğu vergi dairesine BA formu ile bildirdiği anlaşıldığından söz konusu mal ve hizmetin bedelinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği-
Hasar bedelinin sorumluluk sınırı altında kaldığı, ancak hasara uğrayan emtia bedelinin 2.500,00 euro sovtaj indirimi sonucunda 26.084,05 euro olduğu, davacı tarafından dava dışı sigortalı ile arasında imzalanan sigorta sözleşmesi gereği ödenen 2.608,40 euronun davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının talep edilebileceği gerçek zarar tutarının 26.084,05 euro olduğu ve TL karşılığının ise 89.395,25 TL olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin 89.395,25 TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Küçüğe babasından kalan miras ve şirket hisselerine dair yapılacak her türlü işlemlerde küçüğü temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasına karar verildiğinden ve banka tarafından başlatılan icra takibinde küçüğün temsil kayyumunun taraf olarak gösterilmediği anlaşıldığından, küçük yönünden genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, müşterek borçlu ve müteselsil kefilin mirasçılarından tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlığa konu çekler nedeniyle, davacı tarafından davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, kovuşturma sonucunda dava konusu çekler ile ilgili olarak davalı hakkında özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ceza verildiğinin anlaşıldığı, davanın niteliği gereği ispat yükünün davacıda olduğu, alacağın varlığının ispatlandığı, ödemenin ve bu hususun aksinin davalıca ispatlanamadığı, davaya konu toplam 38 adet çekin her biri için sahte olduğu davalıdan iade alınan 8.250,00 USD'nin mahsup edilmesi ve seyahat çekleri ödenirken davalının ödemiş olduğu işlem masraf/komisyon tutarlarının da düşülmesinden sonra gerçek anlamda davalıya ödenen tutarın TL karşılığının 17.961,25 TL olduğu, davacı bankanın müterafik kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekeceği-
Davacının mukim olduğu Yemen Devleti ve ülkemiz arasında 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinde düzenlenen teminattan muafiyetine dair sözleşme ya da fiili karşılıklılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanan uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi gereğince fiili karşılıklılık ve anlaşma tespit edilemediğinden davacı vekiline ihtarat yapılarak yabancılık teminatı yatırması için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği-
Dava konusu faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığı, söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olmasının da alacağın varlığını ispatlamayacağı-
Mahkemece, davacı vekilinin talebi karşılanarak .......... Bank A.Ş hisselerinin Hollanda'da mukim .......... Bank NV isimli şirkete 18.06.2007 tarihinde satışına ilişkin sözleşmenin taraflardan istenilerek veya bu satış Türk kamu otoritesinin onayına tabi olduğundan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan talep edilerek tarafların tüm delilleri eksiksiz olarak toplandıktan sonra yeni bir bilirkişi heyetinden tüm delillerin ve önceki bilirkişi raporunun da incelendiği bir rapor aldırılarak davanın gereği gibi aydınlatılıp elde edilen sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İtirazın iptali davalarının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, takibin faturalara dayandığı, dolayısı ile takip ve dava konusu yapılan bu faturalardaki alacakla sınırlı olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekeceği- .......... bedelli tahsilat makbuzları üzerindeki imzanın davacıya ait fatura konusu malların satıldığı petrol istasyonu müdürüne ait olduğu, bu kişi ticari vekil olduğundan bu ödemelerin dikkate alınması gerektiğinin kabulünün yerinde olmadığı, zira anılan tahsilat makbuzlarının tarihlerine bakıldığında takip konusu fatura tarihlerinden önce olduğundan takibe konu fatura tarihlerinden önceki ödemelerin takibe ve davaya konu faturalar toplamından mahsup edilmesinin doğru olmadığı-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı- Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılmak suretiyle inceleme yapıldığı hâlde davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı-
Hasarın göndericinin sorumluluğunda olan yükleme ve istiflemedeki hatadan kaynaklandığı, hasarın meydana gelmesinde gözetim yükümlüğüne riayet etmeyen taşıyıcı ...........'in %25 oranında kusurlu olduğu, dolayısıyla davalı ............ hakkındaki davanın kısmen kabulüne, adı geçen davalının takibe vaki itirazının 2.821,81 TL asıl alacak bakımından iptaline ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-